SÜS KUŞLARI HASTALIKLARI III

SÜS KUŞLARI HASTALIKLARI III

Başlatan konyaetdepo, 09 Nisan 2012, 15:18:13

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

konyaetdepo

Dr. Kaya DEMİRÖZÜ

  Kanatlı Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

   (k.demirozu@gmail.com)

GÜVERCİN KOKSİDİOSİSİ

Koksidiosis protozonlardan tek hücreli parazitlerin neden olduğu enterik bir hastalıktır. Dünyada güvercinler arasında yaygın rastlanan bir sorundur.

Güvercinler için spesifik olan 2 tür hastalık etkeni; Eimeria columbarum ve E. labbeanna’dır.

3 Haftalıktan itibaren genç güvercinler daha hassadırlar.Koksidiosis genç kuşlarda şiddetli seyreder ve hastalığa daha önce maruz kalmamış sürülerde büyük kayıplara yol açabilir.

Koksidiosis riskinin yüksekliği; sıcak, rutubetli ortamlarda, hijyen ve havalandırmanın yetersizliğinde çok olağandır.

YAYILMA, BULAŞMA

Hastalığın yayılması hayvandan hayvana olur. Buda sürüye yeni giren hayvan, hastalık etkeni ile bulaşık yem, su, gaita, altlık materyali, kafes ve kümes ekipmanları vasıtasıyladır. Bunun yanında parazit başta insan olmak üzere, diğer hayvanlar, yabani kuşlar, taşıtlar, böcekler, kemiricilerdir.

        Yeterli sayıda parazit alan hayvanlar 4- 7 içinde oocyst (etkeni) yaymaya başlarlar.

KLİNİK BULGULAR

Güvercinlerde koksidiosis 2 klinik formda seyretmektedir:

    ·         Subklinik/ asemptomatik form; belirtiler çoğu kez dikkati çekmez. Sağlıklı görünmesine karşın neşesizdir.

Zaman zaman dışkı yumuşaklaşır. Hastalığın sublinik formu ergin güvercinlerde görülür. Düşük düzeyde alınan Eimeria oocystleri güvercinin savunma mekanizmasının devreye girmesiyle hastalığın klinik forma geçmesini engeller. Az da olsa bir bağışıklık söz konusudur. Hayvanın tüyleri parlaklığını kaybetmiş ve kurudur. Yarışma güvercinlerinin performansları olumsuz yönde etkilenir. Bunun yanında bu hayvanların hastalık kaynağı olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

    ·         Klinik /akut form; 3 Haftalıktan itibaren genç güvercinler oldukça hassastırlar. Bir hafta içinde başlayan ölümler %15-70 arasında seyreder. Eğer devrede başka bir hastalık varsa, stres (yarışma, nakil, ortam değişikliği vb) tablo daha da ağırlaşır.

Koksidiosis için spesifik olmasa da klinik bulgular:

    İştahsızlık,
    Su tüketiminde artış,
    Kabarık ve parlaklığını kaybetmiş tüyler,
    Sulu, açık renkli dışkı,
    Çoğunluk yeşilimsi, sümüksü, köpüklü, sindirilmemiş besin ihtiva eden ishal,
     Kimi zaman kahverengimsi, kanlı gaita dışkı kanlı ise ishal görülmeyebilir ve renk yeşil değildir.
    İleri dereceye kadar varan zayıflama,
    Hareketlerde yavaşlama,
    Kuyruğun kirlenmesi,
    Kanatlar düşük,
    Karın bölgesinin ağrılı hali,
    Göz renginde değişiklik, grimsi,
    Ağız mukozasında renk açılması,
    OTOPSİ BULGULARI

.             Bağırsaklarda genişleme, kalınlaşması, gaz,  gerginlik ve nekroz dikkati çeker.

    Yer yer toplu iğne batırılmış gibi kanamalar,
    İçeriğin sulu, yeşilimsi,  kendine has özel kokulu ve tam sindirilmemesi,

KARIŞAN HASTALIKLAR

           Yemsiz kalma,

    Nonspesifik enteritis,
    Salmonella ,
    E. coli ,
    Bağırsak kurtları
    Kandiasis
    Zehirlenmeler
    İştahsızlığa neden olan hastalıklar

TEŞHİS

Klinik ve otopsi bulguları baz alınır. Ancak kesin tanın laboratuar incelemeleri sonucuna göre yapılmalıdır. Dışkı ve bağırsak kazının incelenmesi, oocyste sayımları ile kesin tanı yapılmalıdır.

Koksidiosis teşhisi çok kolay sanılır; özensiz ve yetersiz bilgiyle yapılan tanı ve müdahaleler çoğu zaman sorunun büyümesine, kayıpların armasından başka bir işe yaramaz. Oysa oldukça zor bir iştir. Bilgi, deneyim, titizlik ister. Zamanla yarışılır.

Hemen tüm güvercinlerde oocyste rastlamak hastalık anlamına gelmez mutlak oocyst sayımı yapılmalıdır.İngiltere’de Wallis,AS(1991) ‘in saha deneyimleri ve yaptığı araştırmaya göre:

    ·         Güvercin dışkısının gramında 3000 oocyst normal kabul edilir (+-) tedaviye yanıt vermesi beklenemez, ekonomik olmadığı gibi,belli düzeyde oluşacak bağışıklığında oluşmasını engellemiş olur.
    ·         3000-20.000Oocyst sayımı (+)  subklinik/ asemptomatik koksidiosisi

    işaret eder ve tedavi çoğu kez performansta belirgin bir iyileştirme sağlar.

    ·         20.000-50.000 Oocyst sayımı(++) şiddetli kabul edilir ve tedavi hayvanın performansında ve kondisyonunda iyileştirme sağlar.
    ·         50.000 ve üstü oocyst tespiti(+++) çok şiddetli kabul edilir, tedaviyi takiben ilgili klinik tabloda belirgin iyileştirme görülür.
    ·         Mamafih, Wallis 100.000 oocyst üzerindeki sayımın bazen görüldüğünü ve de bu yüksek sayıda oocyst döken güvercinlerde gözlemlenebilen bir abnormaliteye rastlanmadığını belirtmiştir.
    ·         Kimi zaman dışkıda oocyst saptanmadığı halde güvercinde koksidiosis olabilir. Kesin tanı için hasta hayvanların takibi belli aralıklarla incelemelerin yapılması gerekir.

KORUMA, KONTROL veTEDAVİ

*        Genel bir kural olarak; önemli olan hastalık tedavisi değil, Çıkmamasını başarmaktır.

*        Hiç vakit geçirilmeden Hastalar sağlıklı hayvanlardan ayrılarak hemen tedavi edilmelidir.

*        Yem ve su hijyenine dikkat edilmeli,

*        Çiftleşme döneminden bir ay önce damızlık kuşlar sağlık kontrolünden geçirilip gerekirse tedavi edilmelidir.

*        Damızlıklar ve yeme başlamış yavrular ayrılmalı ve mümkünse farklı yaşlardaki yavrular ayrı ayrı kümeslerde yerleştirilmeli,

*        Sürüye yeni güvercin girmesi halinde karantinada kontrolü yapılıp gerekirse tedavi edilmelidir.

*        Üretim sezonu boyunca dışarıdan güvercin alınmamalı, alınmış ise uygun tedaviyi takiben karantinın ardından kümese alınmalıdır.

*        Altlık hayvanın ikinci akciğeridir. Altlık bozuksa hayvanın sağlığı risk altında demektir.

*        Kümes tabanı yıkanabilir olmalı,

*        En iyisi altlık olarak ızgara sistemidir.

*        Bu mümkün değilse kullanılan altlık sık sık temizlenmeli, zemin kuru olmalıdır.

*        Yemlik ve suluk gibi ekipmanlar en az haftada bir kaynar su ile yıkanıp dezenfekte edilmelidir.

*        Güvercinlik kalabalık olmamalı, uygun sayıda güvercin beslenmeli. aşırı kalabalıktan kaçınılmalıdır.

*        Yeterli bir havalandırma ve aydınlatma sağlanmalıdır.

Hastalığa erken müdahale edilip kesin tanı konulmuşsa tedavide başarılı olmamak söz konusu değildir. Sulfamidler, amprolium, toltrazuril gibi antikoksidiyaller kullanılabilir.

İlaç kullanımının mutlak hekim önerisi ve gözetiminde yapılması zorunludur. Aksi halde hayvana yarar yerine ciddi zararlar verebilmektedir. Sulfamidlerin toksik etkisi olduğu hiç akıldan çıkarılmamalıdır. Amprolium uygulamasına ara verilip, ikinci uygulamaya geçilmeden vitamin ve probiyotik kullanılmalıdır. Toltrazuril ile B vitamini verilmesi yararlıdır.

LİTERATÜR

Onar, E.ve Demirözü, K.(1986):Coccidiosis? Tavukların Bitmeyen derdi. İstanbul.
"İmkânın sınırını görmek için, imkansızı denemek lazım"