(https://www.gencveteriner.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.abdiibrahim.com.tr%2Furun_portfoyu%2Fub%2Ffareston_k.jpg&hash=a87d144c5c33351a5d5caae147f8f2b419be0065)
PROSPEKTÜS
Fareston 60 mg Tablet
FORMÜLÜ :
Toremifen sitrat...............................88.5 mg
(60 mg toremifen eşdeğeri)
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER :
Farmakodinamik Özellikler:
Toremifen, nonsteroid yapıda, trifeniletilen türevidir. Bu sınıftan olan diğer ilaçlar, örneğin tamoksifen, klomifen gibi, toremifen de östrojen reseptörlerine bağlanarak östrojenik, antiöstrojenik etki yapabilir veya her iki özelliği de gösterebilir. Bu ise tedavi süresine, hedef organa ve kullanılan endikasyona bağlıdır.
Meme kanserinde toremifen'in antitümör etkisi esas olarak antiöstrojenik aktiviteden ileri gelmektedir. Yani, kanserde östrojen bağlanma yerleri ile yarışarak tümörlü dokuda östrojenin büyümeyi stimüle edici etkilerini bloke etmektedir.
Toremifen, antiöstrojenik aktivitenin göstergesi olarak bazı postmenopozal kadınlarda östradiol ile oluşan vajinal kornifikasyonda azalmaya neden olur. Toremifen’in ayrıca serum gonadotropin (FSH ve LH) konsantrasyonlarında azalma ile gösterilen östrojenik aktivitesi vardır.
Farmakokinetik Özellikler :
Ortalama yarı ömrü 4 saat olan dağılım fazını eliminasyon fazı takip eder. Eliminasyon fazının yarı ömrü ise ortalama 5 gündür. Major metabolitleri olan N- demetiltoremifen ve (deamino-hidroksi) toremifen’in eliminasyon yarı ömürleri sırası ile 6 ve 4 gündür. Toplam klirens ortalama 5 L / saattir.
Toremifen oral uygulandığında iyi emilir. 3 saat içinde serum pik konsantrasyonlarına ulaşır. Besin alımı emilimi etkilemez. Toremifen, 10-680 mg arasındaki günlük oral dozlarda lineer serum kinetiğine uyar. Kararlı durumdaki serum toremifen konsantrasyonunun bireyler arası değişimi çok küçüktür ve kararlı duruma yaklaşık 4-6 haftada ulaşır. Toremifen albumin başta olmak üzere serum proteinlerine yüksek oranda bağlanır (> % 99.5 ). Ortalama dağılım hacmi 580 L' dir.
Toremifen yaygın olarak CYP3A4 ile N-demetiltoremifen’e metabolize olur. Ana bileşikten daha az antitümör aktivitesine ve benzer antiöstrojenik özelliklere sahiptir. N-metiltoremifen’in kararlı durum konsantrasyonları ana bileşikle kıyaslandığında yaklaşık 2-4 katıdır. Toremifen, metabolitleri ile özellikle feçesden elimine olur ve %10’u 1 haftalık süreçte idrarla atılır. Toremifen’in bir kısmı enterohepatik dolaşıma girdiğinden, eliminasyonu yavaşdır.
Renal yetmezliğin toremifen ve N-demetil toremifen kinetiği üzerine bir etkisi yoktur.
Ciddi hepatik yetmezlikte toremifen' in ortalama eliminasyon yarılanma ömrü normal kişilere göre 2 katından daha az artmaktadır. N-demetiltoremifen farmakokinetiği değişmemektedir. Buna karşın karaciğer enzimleri ile ölçülen hepatik yetmezlik şiddeti toremifen' in eliminasyon kinetiği ile ilişkili değildir. Fenitoin, fenobarbital ve karbamazepin gibi enzim indükleyicilerle yapılan sürekli tedavi, toremifen ve metabolitlerinin eliminasyon hızını arttırır.
ENDİKASYONLARI :
Toremifen, östrojen reseptör pozitif veya bilinmeyen tümörleri olan postmenopozal kadınlarda metastatik meme kanseri tedavisinde endikedir.
KONTRENDİKASYONLARI:
İlaca karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir. Şiddetli tromboembolik hastalık öyküsü olanlarda kullanılmamalıdır. Önceden var olan endometriyal hiperplazi, uzun süreli toremifen kullanımı için göreceli kontrendikasyon oluşturur.
UYARILAR/ÖNLEMLER :
Diğer antiöstrojenlerle tedavide olduğu gibi kemik metastazı olan meme kanserli hastalarda tedavinin ilk haftasında hiperkalsemi ve tümör alevlenmesi görülebilir. Tümör alevlenmesi, artmış tümör boyutları ile birlikte görülen yaygın muskuloskelatal ağrı ve eritem ile karakterize bir sendromdur. Tümör boyutları daha sonra geriler. Genellikle hiperkalsemi eşlik eder. Tümör alevlenmesi tedavi başarısızlığını ya da tümör progresyonunu göstermez. Hiperkalsemi oluşursa, hastalar tedavinin ilk haftalarında yakından izlenmelidir ve eğer hiperkalsemi ciddi ise tedavi kesilmelidir.
Önceden var olan endometriyal hiperplazi vakaları uzun dönemli toremifen tedavisi almamalıdır.
Lökopeni ve trombositopeni nadiren bildirilmiştir; lökopeni ve trombositopeni olan hastalarda toremifen kullanımı esnasında lökosit ve trombosit sayımı yapılmalıdır.
Çocuklarda kullanılmaz.
Gebelik ve Laktasyon :
Gebelik kategorisi D' dir. Gebelik ve laktasyonda kullanımı söz konusu değildir.
Araç ve Makine Kullanmaya Etkisi : Yoktur.
YAN ETKİLER/ADVERS ETKİLER :
Hafif seyirli ve geçici süreli olan bu etkiler daha çok toremifen' in hormonal etkisine bağlıdır. Genellikle tedavinin başlangıcında oluşur. En sık görülen advers etkiler : sıcak basması, terleme, bulantı, vajinal akıntı, sersemlik kusma, ödem, vajinal kanamadır.
Daha az görülen advers etkiler : yorgunluk, tromboflebit, depresyon, letarji, anoreksi, iskemik atak, artrit, pulmoner emboli ve miyokard infarktüsü
Kalp: Kalp yetmezliği, miyokard infarktüsü, aritmi, angina pektoris
Göz: Katarakt, kuru göz, korneal keratopati, glokom, anormal görme/diplopi
Tromboembolik: Pulmoner emboli, tromboflebit, tromboz, geçici iskemik atak
Nadiren görülen ve toremifen ile ilgisi kesin olmayan yan etkiler : dermatit, alopesi, depresyon, emosyonel değişkenlik, sarılık, rigor.
Özellikle kemik metastazlı hastalarda tedavinin başında hiperkalsemi oluşabilir.
Laboratuar yan etkiler olarak; SGOT, alkalin fosfataz ve bilirubinde artış gözlenmiştir.
BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ.
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞMELER:
Tiyazid diüretikleri gibi renal kalsiyum atılımını azaltan ilaçlar hiperkalsemi riskini arttırabilir.
Antiöstrojenler ve warfarin tipi antikoagülanlar arasında kanama süresinin ciddi bir şekilde artmasına yol açan bir etkileşme vardır. Bu sebepten dolayı, toremifen bu tip ilaçlarla beraber kullanıldığında protrombin zamanının dikkatle takibi gerekmektedir.
Karbamazepin, fenobarbital, fenitoin gibi enzim indükleyicileri toremifenin metabolizma hızını arttırarak serum kararlı durum konsantrasyonunu azaltabilir. Böyle vakalarda günlük dozu iki katına çıkarmak gerekebilir.
Teorik olarak toremifen metabolizması ketokonazol ve benzeri antimikotikler tarafından inhibe edilir, çünkü bu ilaçlar toremifen' in metabolizmasından sorumlu ana yol olan CYP 3A4-6 enzim sistemini inhibe ederler.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU :
Önerilen günlük oral doz 60 mg' dır. Hastalıkta ilerleme gözlenene kadar tedaviye genellikle devam edilir.
DOZ AŞIMI:
Doz aşımı vakası bildirilmemiştir. 680 mg günlük doz alan sağlıklı gönüllülerde vertigo, başağrısı ve sersemlik gözlenmiştir. Doz aşımı teorik olarak, sıcak basması gibi antiöstrojenik etkilerin veya vajinal kanama gibi östrojenik etkilerin artması şeklinde ortaya çıkabilir. Spesifik antidotu yoktur. Semptomatik tedavi uygulanır.
SAKLAMA KOŞULLARI :
25 0C’nin altındaki oda sıcaklığında ve ışıktan koruyarak saklayınız
Çocukların erişemeyeceği yerde ve ambalajında saklayınız.
Doktorunuza danışmadan kullanmayınız.......
GencVeterineR.com