GençVeteriner | Veteriner Hekimlik ve Evcil Hayvan Portalı

Veteriner Hekimlik Ders Notları => Zootekni ve Hayvan Besleme Bölümü => Hayvan Beslenme => Konuyu başlatan: vethekim_01 - 19 Mart 2009, 12:13:05

Başlık: Yem Tüketimini Aattıran Ve Yemlerin Korunmasını Sağlayan Katkı Maddeleri
Gönderen: vethekim_01 - 19 Mart 2009, 12:13:05
Antioksidanlar

Yemlerdeki vitaminlerin zamanla aktivite kaybetmeleri veya yemlerdeki bayatlama ve yağlardaki acılaşma gibi olaylar birer oksidasyon sunucudur. Oksidasyonun oluşması için besin maddelerinin çift bağ içeren karbon atomlarına sahip olması gerekmektedir. Böyle maddelerin başlıcaları doymamış yağ asitleri, A vitamini ve karotenoidler yapısındaki renk maddeleridir. Bu maddelerin oksidasyonunu önleyen madde ise antioksidandır. Bu bileşikler doymamış yağ asitleri bakımından zengin yemleri oksidatif acılaşmaya karşı korurlar. Çeşitli hayvan türlerinin beslenmesinde kullanılan balık unu, et-kemik unu, bazı yağlı tohum küspeleri gibi kimi yemler kolay okside olabilen doymamış yağ asitleri bakımından zengin yağ içerirler. Bu tür yemlerin içerdiği yağların oksidasyonu sonucunda yemde acılaşmanın yanı sıra A, D ve E vitaminleri ile B grubu vitaminlerinin parçalanması söz konusudur. Ayrıca oksidasyon ürünleri lizinin epsilon amin grubu ile reaksiyona girerek yemin enerji ve protein içeriğinde de azalmaya neden olabilirler. Antioksidanlar bu tür olumsuzlukları gidermek, oksijene karşı duyarlı yem yapı taşlarını oksidatif parçalanmalara karşı korumak amacıyla yemlere katılan, doğal yada sentetik olarak üretilen bileşikler olduğu açıklanmıştır. Yemlerdeki oksidasyon bir defa başlarsa kendi kendine artarak devam etmekte ve otooksidasyon adını almaktadır. Otooksidasyon etkilediği yağ asitlerinin bozulup acılaşmasına, vitaminlerin vitamin özelliğini yitirmesine ve renk maddelerinin renk vermede kullanım dışı kalmasına yol açmaktadır. Antioksidanlar yağları ve yağda eriyen maddeleri oksidatif parçalanmadan korurlarken doymamış yağ asitlerindeki serbest köklere hidrojen vererek buralara oksijenin bağlanmasını engelleyerek yaptıkları ifade edilmektedir .

Doğal halde bulunan en önemli antioksidanlar askorbik asit ve vitamin E'dir. Karma yem hazırlamada yapay katkı maddeleri olarak öncelikle ethoksiquin ve butil hidroksitoluen (BHT) en çok kullanılan antioksidanlardır. Antioksidan olarak kullanılan maddeler şöyle sıralanmıştır .

Fenoller ve kinonlar
Tokoferoller
Gossipol ve sesamnol
Nordihidro guairetik asit (N.D.G. A)
Gayak zamkı
Gallik asit, propil gallat ve gallatlar
Bazı taninler veya tanin asidi
Butil hidroksianisol (B.H.A)
Butil hidroksitoluen (BHT)
Difenil parafenil diamin (D.P.P.D)
Askorbik asit ve esterleri

Dünyada hayvan yemlerinde yaygın olarak kullanılan dört çeşit antioksidan olduğu bildirilmektedir. Bunlar BHA, BHT, TBHQ (tertian butilhidroquinon) ve ethoksiquindir. Bunların içerisinde en dayanıklı ve etkin olanı BHA olup daha çok insan gıdalarında kullanılmaktadır. BHT daha az dayanıklı olup vitamin ve mineral premikslerinde kolayca yıkılmakta ve san bir renk açığa çıkmaktadır. Ethoksiquin tamamen hayvan yemlerinde kullanılan bir antioksidan olup daha çok yağlara ve kuru üzümlere uygulanmaktadır. Bunlara yemlere katılım dozlarının yem karmasına ilave edilen yağdaki doymamış yağ asidi oranına göre hesaplandığı ifade edilmektedir. Yağ bakımından zengin olan balık ve et unlarına karma yemlere katılandan daha fazla oranlarda antioksidan katılmaktadır. Çünkü bu gibi ürünlerin doymamış yağ asidi miktarı fazladır.

Yasal olarak kullanımına izin verilen antioksidanlar, ayrı ayrı yem öğeleri ve yem konsantrelerine kg. başına en çok 400-500 mg. ve yemlemede tek başına kullanılabilen karışımlara 150 mg.'a kadar (içerik 100 mg. a kadar) karıştırılabildiği ifade edilmektedir.

* Yeme antioksidan katarken aşağıdaki prensiplere uyulması gerekmektedir.

1. Yeme karıştırılacak antioksidan madde çok kolay karışma özelliğinde olmalıdır

2. Çok küçük dozda dahi etkili olmalıdır.

3. Tüketen hayvanlarda toksik etkide olmamalıdır.

4. Yemin tadını ve rengini değiştirmemelidir.

5. Yağlarda kolay çözünebilir olmalıdır.

6. Fiyatı ucuz ve ekonomik olmalıdır.

Küf Önleyiciler


Yem karmalarında ve yem hammaddelerinde küflenmeye sebep olan canlılar mantarlardır. Uygun ortam buldukları taktirde bu canlılar özellikle tahıllar ve küspeler üzerinde üreyerek çevrelerinde bulunan bakterileri yok etmek için antibiyotik benzeri maddeler üretmektedirler ve bu maddelere mikotoksin denmektedir. En etkili mikotoksinlerin aflatoksinler olduğu bildirilmektedir. Bunlar Aspergillus flavus ve Aspergillus parasitikus adı verilen mantar türleri tarafından üretilmektedir .

Mantarlar uygun koşullarda hızlı üreyebildikleri gibi, çevrelerindeki değişikliklere de uyum sağlamada oldukça yeteneklidirler besleme ve tedavi alanında da uygulanan bilinçsiz antibiyotik kullanımının tehlikeli mantar türlerinin artışında etken olduğu belirtilmektedir.

Mantarların herhangi bir yem maddesi üzerinde üreyebilmesi için yağ, karbonhidrat, protein ve suya ihtiyaçları vardır. Bütünlüğü bozulmamış tahıl tanelerinin dış kısmı ince bir mum ve selüloz yönünden zengin kabuk tabakası ile kaplı olduğu için bu gibi materyallerde mantarlar üreyememektedir. Ancak tahıl tanesinin dış kabuğu harmanlama sırasında çizilmiş yada tahıl tanesi öğütülmüş ise burada mantar üremesi çok kolay olur.Ayrıca %13.5-14'ten fazla nem kapsamına sahip yem maddelerinde mantar üreme riski daha fazla olmaktadır.

Ancak yem maddelerinin işlenmesi sırasında tahıl tanelerinin dış yüzeyleri, zarar gördüğünden, yemlerin su kapsamlarını düşürülmesi için ilave bir masraf meydana gelmesinden ve tonaj kaybına sebep olduğundan ekonomik kaybı azaltmak için, tahıl veya küflenmeye elverişli yem maddelerine küf önleyicilerinin katılması gerekmektedir.

Bu amaçla kullanılan maddelerin çoğunlukla organik asitler veya onların tuzlan olduğu bildirilmektedir. Bunların propiyonik asit, laktik asit, sorbik asit, asetik asit, fumarik asit, formik asit, sitrik asit ve kalsiyum propiyonat olduğu ifade edilmektedir . Daha önceleri küf önlemek amacıyla bakır sülfat ve jensiyon viyole gibi maddeler kullanılmış ise de bugün bunlar batı ülkelerde kullanımdan çıkartılmıştır. Çünkü etkinlikleri organik asitlerden daha az ve etkin olması istenilen miktarları ise oldukça fazladır, ki bu düzeyde hayvan sağlığı için elverişli değildirler.

Uygulamada bunlardan özellikle propiyonik asidin kullanıldığı bildirilmiştir. Yemlere katılan organik asitler yemin pH'sını düşürdüğünden asit ortamda gelişmeyen mantarların üremesini engellemektedir.

Eğer yem içerisinde, aflatoksin ve zararlı ürünler organik asitle muameleden önce oluşmuşlarsa, bunlar hiçbir şekilde ortadan kaldırılamamaktadır.Bu yüzden işlem, yem içinde bakteri ve mantarlar gelişmeden önce yapılmalıdır .

Yaygın olarak kullanılan küf önleyiciler:

Küf Önleyiciler            Yemdeki Düzeyi
Propiyonik asit               10-25 gr/kg
Laktik asit                      10-25 gr/kg
Asetik asit                     10-25 gr/kg
Fumarik asit                   10-25 gr/kg
Kalsiyum propiyonat       2 kg/ton

Tat Verici Maddeler

Yemlerin lezzet ve tüketimini arttırdığı kabul edilen doğal ve sentetik yem katkı maddeleri olarak tanımlanmıştır. Yem tüketimini belirli bir seviyede tutmaya yardım eden tat verici maddelere aşağıdaki durumlarda ihtiyaç duyulmaktadır.

a. Hayvanlara oldukça lezzetsiz olan ilaç uygulamaları yapılırken

b. Hastalık durumlarında (pek çok hastalıkta iştah kaybı vardır)

c. Hayvanlar stres altındayken

d. Rasyon, lezzeti düşük yem maddelerinden hazırlandığı durumlarda, tat verici maddelerin kullanılmasının uygun olduğu bildirilmektedir.

Rasyonların lezzet ve tüketimini arttırmak amacıyla anason tohumu, zencefil, çemen ve benzeri doğal kaynaklar ile sakkarin, mono sodyum glutamat, anethol ve vanilin gibi bileşikler kullanılmaktadır.

Doğal kaynakların rasyona katılacak miktarı yetiştiricilerin bu konudaki deneyimlerine bağlı olarak değişmektedir. Sakkarin ise sodyum sakkarin formunda her ton yeme 100-200 gr., mono sodyum glutamat ise %0.1-0.3 düzeyinde katılmaktadır.

Eğer hayvanlar tüketmeleri gerektiği kadar yem tüketiyorlarsa yeme tatlandırıcıların ilavesine gerek yoktur. Ancak bazı hayvanlar alışık olmadıkları yem maddelerini tüketmek zorunda kalabilirler. Örneğin buzağılara süt yerine süt ikame yemi verilirken yem değişikliğinin yarattığı olumsuzlukları belli oranda engellemek için yeme aromatik özellikteki maddeler katılabilir. Aynı durum ruminantlarda tuz bakımından zengin yemleri severek tükettikleri halde kalsiyum ve fosfor bakımından zengin yemleri tüketmek istemezler. Bu yüzden kalsiyum-fosfor katkılı yemlerin tüketilmesi için tat verici maddelerin katılması yararlıdır. Bunlar dışında ruminantlar uçucu yağ asidi tuzlarına pozitif cevap vermektedirler.

Pelet Bağlayıcılar Ve Yem Tekstürünü Değiştiren Katkı Maddeleri

Pelet bağlayıcılar, pelet yemlerin sağlamlığını arttırarak dağılmasını engellemek amacıyla yemlere peletleme sırasında karıştırılan katkı maddeleri olarak tanımlanmıştır. Peletlerin dayanıklılığı çoğunlukla yemin kuruluşuna bağlıdır. Toz formundaki yem maddeleri ile iyi pelet yapılamamaktadır. Pelet bağlayıcı olarak kullanılan katkı maddeleri arasında başlıcalarının şunlar olduğu bildirilmiştir.

1. Sodyum bentonite

2. Melas

3. Yağ(%2-3 kadar)

4. Akıcı yada katı haldeki ağaç endüstrisi yan ürünleri bunlar başlıca ham selüloz yada hamselüloz-lignin kombinasyonlarından oluşmaktadır.

Bentonitlerin hiçbir besin değeri olmamasına rağmen bazı verileri bunların rasyonlara %2-2.5 oranında katılmasının hayvanlarda büyümeyi ve yemden yararlanmayı iyileştirdiğini göstermiştir. Ham selüloz içeren preparatlarda %2,5 civarındaki oranlarda kullanıldığında iyi bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir.

Emülgatörler

Emülgatörlerin, doğal olarak bulunabilen yada yapay olarak üretilebilen ve farklı düzeylerde affiniteye sahip hidrofil ve lopofil gruplar içeren maddeler olduğu bildirilmektedir. Böylece emülgatörler birbirine karışmış fakat birbiri içerisinde çözünemeyen sıvı iki fazın üst yüzey ve sınırları arasındaki gerilimi parçalamakta ve iki sıvı fazın tek bir sıvı karışım içerisine eşit ve dayanıklı bir şekilde karışımına olanak sağlamaktadırlar.

Emülgatörler hayvan beslemede katkı maddesi olarak öncelikle süt ikame yemleri ile yağsız sütün besin maddeleri içeriğinin arttırılması için yapılan zenginleştirilmelerde kullanılmaktadır. Yağda çözünen vitamin preparatlarının emilebilme yeteneklerinin iyileştirilmesi ve onların stabil bir duruma getirilmesi bakımından da etkin bir rol oynamaktadır. Alışılagelmiş dozajlar yem konsantrelerinde %2-3 dolayında ve vitamin preparatlarında %25 olarak bildirilmiştir. Yasal olarak kullanımına izin verilen emülgatörler bir yandan doğal olarak bulunan bileşikler (lesitin, mono ve digliseritler) olduğu gibi, gliserin polietilenglikol-yağ asit esterleri gibi yapay olarak da üretilmektedirler.



vethekim_01