GençVeteriner | Veteriner Hekimlik ve Evcil Hayvan Portalı

Hayvanlar Alemi => Hayvancılık Haberleri => Konuyu başlatan: eXcaLibuN - 07 Ağustos 2009, 10:59:52

Başlık: Hayvanlar da depresyona girer
Gönderen: eXcaLibuN - 07 Ağustos 2009, 10:59:52
(https://www.gencveteriner.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fstatic.acikgazete.com%2Farchive%2F1875%2FneaeeOSg7dT.jpg&hash=5bb2ad301023519afd298f73705968f04c90b1b8)

Hayvan psikolojisinin önemi konusunda çalışmalar yapan Prof. Dr. Tamer Dodurka'nın "Köpek Psikolojisi" isimli bir de kitabı var. Tamer Dodurka, hayvan psikolojisi konusunda Birsen Altıner'in sorularını cevapladı.



Tamer Bey, sorunlu bir kedim var. Size daha önce söz etmiştim. Bu kedi sahibini kaybettikten sonra depresyona girdi. Sahibi arkadaşımdı ve vefat edince kedisine bakacak kimse olmadığı için kedi bana getirildi. Kedi hem sahibinin acısını yaşadı, hem de ortam değişikliğini ve tanımadığı insanların yanında yaşamak zorunda kalmanın şaşkınlığını. Zor günler geçirdik. Bu zor süreçte hayvan psikolojisiyle ilgili hiçbir şey bilmediğimi fark ettim. Travma geçiren bir çocuk için konuyla ilgili uzman bulmak zor değil ama iş hayvanlara gelince, bu kadar kolay olmadığını gördüm. Travma geçiren bir hayvanı nereye götürmeliyiz? Bu konuda profesyonel yardım veren veterinerler ya da merkezler var mı? Siz İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde böyle bir hizmet veriyorsunuz. Peki Fakültenizde hayvan psikolojisiyle ilgili eğitim veriyor musunuz? Bu konuda uzmanlaşma var mı?

-Hayvanlardaki psikolojik sorunlar hayvanın birtakım davranışsal tepki vermesine yol açar. Bu nedenle hayvan psikolojisinde davranışları ele alıyor ve tedavide buna uygun olarak iki yol izliyoruz: birincisi psikolojik soruna yol açan nedenlerin düzeltilmesi, ikincisi davranışsal tepkilerin giderilmesi. Davranışsal tepkilerin giderilmesi için de iki yol var: ya davranış tedavisi ya da ilaç tedavisi. Bu seçim olguya göre değişiyor ve sorunların çok az bir bölümünde ilaca başvuruluyor. Veteriner hekimlik burada, yani ilaçlı tedavi seçeneğinde devreye giriyor. Bunu, bu konuda deneyimi olan her veteriner hekim yapabilir. Ancak davranış tedavisi psikolojinin konusudur ve psikoloji eğitimi farklıdır. Bu konuda tedavi yapacak kişi veteriner hekim de olsa psikoloji eğitimini almalıdır. Psikoloji eğitimi insan hekimliği ya da veteriner hekimliğin değil, sosyal bilimlerin konusudur. Bu nedenle veteriner fakültelerinde psikoloji eğitimi verilmez. Benim uzmanlığım da veteriner fakültesinde değil, üniversitemizin psikoloji bölümü tarafından verilmiştir.


-Siz hayvan psikolojisi üzerine çalışmalar yapıyorsunuz. Bu konuda kitaplarınız var. “Köpek psikolojisi” adlı kitabınız gerçekten son derece önemli bir kaynak. Hayvan bakanlar ya da hayvan severler hayvan psikolojisini bazen önemsemezler. Oysa çok önemli bir konu. Hayvan psikolojisini bilmenin önemi nedir?



-Köpek evcilleştirildikten sonra bizle birlikte yaşayabilmek için bir takım davranış değişimleri kazanmıştır. Bunların bir kısmı genetik olarak nesilden nesile devam eder. Ama bir kısım davranışlar vardır ki, bunları öğrenmek zorundadır. Örneğin tuvalet ihtiyacını doğru yerde gidermesi, diğer insan ve hayvanlarla sosyalleşmesi, saldırı ve avlanma davranışlarını, içgüdüsel dürtülerini kontrol edebilmesi vb. Bunların köpekte içsel çatışmalara yol açmadan öğrenilmesi önem taşır. İçsel çatışmalar strese, stres de agresyon, bunalım vb. psikolojik tepkilere neden olur. Bunları strese yol açmadan öğretecek olan kişi, hayvanın psikolojisini önemseyen bir hayvan sahibidir. Bulunduğu mertebeyi öğrenmesi, sosyalleşmesi ve yaşadığı çevreyi doğru şekilde algılamasında hayvan sahibinin yardımı gereklidir. Ayrıca bu hayvanların da, aynı bizler gibi stres atmaya gereksinimleri olduğu unutulmamalıdır. Bunun için onların fiziksel ve psikolojik gereksinimlerini iyi bilmeliyiz. Diğer yandan onu anlamak ve kendimizi ifade edebilmek için köpeklerin anladığı dili öğrenmemiz gereklidir. Bütün bunların yolu onun psikolojisini anlamaktan ve buna önem vermekten geçer.



-Bir köpekte hangi davranışlara dikkat etmek gerekir. Ne tür davranışlar onun psikolojik sorunları olduğunu gösterir?



-Bazı istenmeyen davranışlarla psikolojik sorunları ayırmak gerekir. Bunların birçoğunu hayvan sahibi ayıramaz. Örneğin agresyon son derece normal bir davranış da olabilir, psikolojik bir sorun da olabilir. Bunların bazıları ancak terapist tarafından ayırt edilebilir. Psikolojik bir sorunu düşündürecek davranışların bazıları şunlardır: korku ve endişe halleri, saldırganlık, kuyruk veya ayağını ısırma, yalama ve böğür emme takıntıları, aşırı havlamalar, aşırı hareketlilik ya da hareketsizlik, evde yalnız kalamama, eşyalara zarar verme, kemirme, tuvalet eğitimin bozulması, uyku ve yemek düzeninde bozulmalar vb. Kısacası normal dışı her davranış on da bazı sorunlar olduğunu düşündürmelidir. Örneğin normalde saldırgan mizaçlı bir hayvanın sakinleşmesi bile önemi olabilir.




-Aynı belirtileri kediler için de söyleyebilir miyiz? Kedilerin hangi tür davranışları psikolojik bozukluk ya da rahatsızlık olarak algılanmalı?



-Kedilerde daha çok, idrar yapma alışkanlıklarındaki değişmeler, tuvalet kabını reddetme, durup dururken saldırma, kumaş emme, aşırı miyavlama, tüy dökme benzeri belirtilere dikkat edilmelidir.




-Hayvanlar hangi durumlarda psikolojik sorun yaşıyor veya depresyona giriyor?

-İç güdüsel dürtüleri ya da öğrendikleri davranışlar yaşadığı çevreyle uyumsuz olan hayvanlar içsel çatışmalar yaşar. Bunun bir kısmını agresyon olarak dışa vurur; bir kısmının ise üstesinden gelemeyip deprese olur. Bazıları yaşadığı çevreyi doğru algılamayabilir çünkü bu, hayvan sahibi tarafından öğretilememiştir. Bazıları iç güdülerini kontrol edemeyebilir, çünkü bunlar doğru şekilde yönlendirilmemiştir. Bazıları kendisini dünyanın merkezi zanneder, çünkü hayvan sahibinin aşırı duygusallığı onun aile içindeki yerini kavramasına engel olmuştur. Özellikle aşırı sevgi gösterilmesi ve istediği her şeyin yapılması onun dengelerini alt üst eder ve bizden farklı bir tür olduğunu unutturur. Bütün bunlar hayvanın çevresiyle iletişimin aksatır ve sorunlar ortaya çıkar.




-Köpek eğitimi zor bir konu. Köpek besleyenler bu konuda mutlaka bilinçli olmalı. Kediler için durum nedir? Kediler eğitim almalı mıdır? Nasıl?




-Kedilerin genellikle eğitime ihtiyacı olmaz. Çünkü hayvan sahipleri onların köpeklerle gibi komut almasın ve itaat etmesini beklemez. Zaten kediler doğaları gereği itaati sevmezler. Köpekler gibi sürü hayvanı olmadıkları için aile içersinde konulan kurallar kediyi bağlamaz ve bu konuda eğitilmek istemez. Ancak “kedi eğitim almaz” diye bir şey yoktur. İstenildiğinde kedilere de eğitim verilebilir, özellikle sorunlu, olumsuz davranışlara sahip olan kedilere bazı şeylerin öğretilmesi gerekebilir.




-Saldırgan köpeklerin eğitimi nasıl olmalı? Pitbull mesela? İnsanlar pitbull deyince korkuyor?



-Ne yazık ki, saldırgan köpeklere genellikle sert bir eğitim verilir. Çünkü böyle bir köpeği alan hayvan sahibi de genellikle sertlik yanlısıdır. Ama günün birinde köpeği yüzünden başı belaya girer ve olan bu hayvancağıza olur, çünkü sahibinin hatası olup olmadığı sorgulanmadan köpek öldürülür. Pitbulların kötü şöhreti de bu tür hayvan sahipleri yüzündendir. Oysaki bu köpeğe pozitif eğitim yöntemleri uygulansa çok farklı bir köpek ortaya çıkar. Özellikle Pitbullar son derece uyumlu olabilen köpeklerdir. İyi eğitilmiş bir Pitbull ırkı bir köpeğe, sosyalleşmemiş bir terrierden daha fazla güvenirim. Dünyada insanlara en fazla saldıran köpek ırkı Pitbull değildir, ancak en fazla insan yaralanması ve ölümüne sebep olan köpek ırkı Pitbull’dur. Çünkü bu köpekler çok güçlüdür, saldırdığında tehlikeli olurlar. Bu nedenle serserilerin değil, bilinçli insanların Pitbull bakmasına izin verilmelidir. “Kötü köpek yoktur, kötü köpek sahibi vardır” sözü son derece doğru bir sözdür.





acikgazete