Herkeze kolay gelsin. Bizim yaşadığımız probleme çözüm bulacak bir Allah'ın kulunu arıyorum. Genel olarak bahsedeyim: ineklerimizin doğumu gerçekleştikden 2-3 gün veya tam 1 hafta sonrasında danalar ishal olmaya başladı, süt içmemeye başladılar, günden güne çökmeye başladılar ve ishallerinin rengi açık renge yakın bir halde ama süt rengi falan değil daha kötü bir renk ve çok pis bir kokusu var ayrıca ishalle birlikte karışık olarak kanda gelmeye başladı. Öncesinde danaların gözleri çöküyor zaten. Daha öncesinden veterinere başvurmuştum zaten ilaçlar verdi ama iğneler falan işe yaramadı. Hangi iğneleri verdi ben bilmiyorum tam olarak ancak bir sonuç elde edemedik ve 1 haftalık 10 günlük güzelim danalar sırayla öldü. ölenlere yapacağımız birşey yok ancak daha doğuracak ineklerimiz var ve onlarda riskteler şuan hatta bir haftalık iki danamızda aynı hastalanmış durumda ne yapacağımızı gerçekten bilmiyoruz. Veterinerde şaşırmış durumda etki etmesini beklediği ilaçları iğneleri verdiği halde bir sonuç elde edemeyince veterinerde birşey yapamadı. Elbet başkalarınında başına gelmiştir lütfen yardımcı olun. Sırayla tüm danalar telef oluyor doğacaklarda riskte. Bu hastalığa çözüm olacak kişilerden, veterinerlerden yardım bekliyorum.
doğar doğmaz mutlaka bovisera aşısını yaptırın 5 farklı etkenin etkilediği ishal sonucu ölümlerin önüne geçer...ishal olanları vetakoksid,armakoksid+ fitadonin-K+antibiyotik seçimi genelde veteriner hekimimizin muayene sonucu belirler bu duruma gore her zaman değişir ama çoğunlukla sonuç aldığımız olarak söyliyeyim flokem alıp en az 3 gün olmaz üzere kullanın ,bunlar dışında eğer ki buzağının durumu çopk kötü ise veya 1-2 gündür süt emmiyor ise mutlaka serum+glutellac gibi süt ikame takviyesi de gerekir...geçmiş olsun...
Eğer korumak istiyorsanız bence de bovi-sera kullanın mutlaka. Doğumdan sonra ki 12 saat içerisinde kalçadan kas içi yapabilirsiniz. Ama ishal olan buzağılar için tedavi'de bir çok değişken etken var, o da sizin veteriner hekiminizin bilgi ve hassasiyetine kalmış bir şey.
verdiğiniz cevaplar için teşekkür ederim. Bahsettiğim iki buzağıdan biri daha dün öldü maalesef ki. Serum uyguladığımız gün buzağı kendisini topluyor ancak sonraki gün yine aynı şekilde kötü oluyor kullandığımız ilaçlar ne derecede etki ediyor anlayamıyoruz açıkçası. yine bahsettiğim iki buzağıdan biri öldü söylemiştim diğer buzağı dün akşam annesinin iki gögsündeki sütüde içti ancak bugün sabah birini tam olarak içemedi buzağının hareketleri normal örneğin süt içtikten sonra kendisini bi sallıyor, esniyor falan ama yinede uyuşukluğu da var, ishal durumda ancak kokusu yok çok beyaz renkte değil sarımsı ama ne yapmalıyız bu aşamada bilmiyoruz. şuan söylediğiniz ilaçlardan hangisini kulanmalıyız yada serum tedavisi mi uygulamalıyız. maliyet durumu fazla olsada ölmemesi için ne yapmamız gerekirse yapıyoruz.
Doğumdan önce şu ilaç
Doğumdan sonra şu ilaç
ishalde şunlar gibi yazarsanız eğer çok makbule geçer çok yardımcı olursunuz. Çok teşükkür ederim.
doğar doğmaz bovisera
ishal olan buzağılar muayene eden hekim arkadaşımız en doğrusunu bilir çunku hastalığa gore ilaçlar değişir ama benim anladığım kadarıyla florkem+animar+maxicam uygulanabilir veya panox LA+tilmivet+maxicam da olur ama bunlardan hiçbirde olmayabilir durum rahatsızlık neyse o yani net şu diye birşey yok...
sen boviserayı yap ama doğduğu gibi inş ölümler azalacaktır..
peki çok teşekkürler..
selamun aleyküm öncelikle geçmiş olsun özkan bey anlattıklarınız aşağıdaki hastalığın belirtileri inşallah faydalı olur
Buzağı Septisemisi Hastalığı Nedeni :
Hastalığın başlıca etkenleri E.coli bakterisi, Rota ve Corona viruslardır. Bu etkenlerin yanında birçok bakteri ve viruslar da rol oynar. Bu etkenlerin hastalığı meydana getirmesinde birçok neden bulunmaktadır. Bunlar :
Buzağının yaşı: Genellikle 4 günlükten küçük yaşta (özellikle E.coli) başlar ve 3 haftalığa kadar, hatta bir aylığa kadar ki dönemde görülür.
Ağız sütünün yetersiz verilmesi: Her canlı gibi buzağılar da doğduktan kısa süre sonra kolostrum dediğimiz ağız sütünü almalıdırlar. Çünkü ağız sütünün içerisinde anasının hayatı boyunca geçirdiği hastalıklara ve olduğu aşılara karşı antikor denilen koruyucu maddeler bulunmaktadır. İneklerin rahimlerindeki yavru zarları çok katlı olduğu için buzağılar ana karnında iken bu koruyucu
maddelerden yararlanamazlar. Bu nedenle koruyucu maddelerin mutlaka doğumdan sonra ilk 3 saatte alınması gerekir. Buzağılar günde, iki öğünde canlı ağırlığının 1/10'u kadar ağız sütü almalıdırlar. Örnek verilecek olursa; 40 kg'lık bir buzağıya 2 litre sabah, 2 litre akşam ağız sütü verilmelidir. Ağız sütünün koruyucu maddeleri bulundurmasının yanında normal süte göre diğer üstünlükleri de vardır Ağız sütüne acımsı tadı veren içindeki magnezyum sülfat (İngiliz tuzu) 'dır. Bu madde buzağının barsağındaki ilk barsak içeriğinin atılmasını sağlar. Ayrıca ağız sütünün besleyici yönü fazladır.
Ananın yaşı: Genç ineklerin yavruları yaşlı ineklerin yavrularına göre hastalığa daha çok yakalanabilirler. Çünkü yaşlı ineklerin ağız sütünde hayatı boyunca kazandığı koruyucu madde daha fazladır.
Gebe ineğin kuruya geç alınması: Gebe inekler doğuma en geç 40 gün kala kuruya alınmalıdır. Daha geç alınacak olursa, karnındaki yavruyu yeterince besleyemez ve bu tür yavrular cılız doğar, hastalıklara daha çok yakalanırlar.
Soğuk, yağışlı ve rüzgarlı havalar: Bu tür havalar buzağının direncini kırarak hastalıklara yakalanmasına zemin hazırlarlar.
Doğum localarının temiz olmaması: Ortam temiz olmadığı zaman buralarda daha çok mikrop olacağından buzağılar yeni
doğduklarında korumasız olduklarından bu mikroplarla karşı karşıya gelir.
Kalitesiz süt ikame yemi verilmesi: Buzağılar yeterince beslenemediğinden ve sindirim bozukluğu olduğundan hastalıklara yakalanma
şansı artar.
Bu hastalık sıkça görüldüğünden ve bazı durumlarda tedaviye rağmen ölümle seyrettiği için önemli bir problemdir.
Buzağı Septisemisi Hastalığı Belirtileri :
Hastalık değişik şekillerde seyreder.
Septisemi formu: Genellikle 4 günlükten küçüklerde durgunluk, ayağa kalkamama, sütünü emmeme, başlangıçta ateş ve sonra
vücudun soğuması görülür.
İshal formu: Sulu macun
gibi, açık sarı-beyaz,açık
kahve renkli, koyu yeşil,
kötü kokulu ishal gözlenir.
Kuyruk ve çevresi ishalle
bulaşık görünümdedir.
Enterotoksemik form:
3-5 günlükten büyüklerde ani
olarak ortaya çıkar. Şiddetli
halsizlik, yerde yatar durum-
da, zaman zaman çırpınma
durumundadır.
Buzağı Septisemisi Hastalığı Tedavi Yoları/ Sağaltım :
Hastalığın oluşumunda rol oynayan nedenler en asgariye indirilmelidir. İneklere gebeliğin 7.ayından itibaren E.coli ve hatta Rota,
Corona virus içeren karma aşılar yaptırılmalıdır. Doğan buzağıya ilk 3 saatte mutlaka canlı ağırlığının %5?i kadar ağız sütü içirilmelidir.
Doğan buzağılara ilk saatlerde septisemi serumu uygulanmalıdır. Genç ineklerden doğan yavrulara o dönemde doğum yapmış yaşlı
inek varsa ağız sütünden içirilebilir. Hatta bu amaçla, yaşlı ineklerin ağız sütleri derin dondurucu veya buzlukta saklanabilir.
Aleyküm selam kastamonulu kardeşim. Allah razı olsun çok güzel anlatmışsınız konuyu ve faydalıda çok saolun.
Biraz anlatmak istiyorum bazı şeyleri bizim dedelerimiz yada tanıdığımız kişiler hayvancılık yapıyor hayvanlarda olabilecek hastalıkları bilmesekte hayvancılığı genel olarak biliyoruz. Bu zamana kadar ishalden buzağı öldüğünü duymamıştık açıkcası ama insanın başına gelirse biliyor.
Bahsetmişsiniz çok haklısnız yaş konusu örneğin buzağı 4 günlük oluyor yeni kendisini toparlıyor gibi oluyor yani oynamaya falan başlıyor daha sonra bu hastalık meydana geliyor ve yeniden bi uyuşukluk sonrası ne yapsak olmadı 7 buzağımız öldü gidene çare yok ama yeni buzağılar hastalanmasa diye başka bir ahıra dahi götürdük şuan onlarda birşey yok çok şükür doğar doğmaz aşılarını yapıyoruz hemen Allah'ın izniyle onlara birşey olmaz.
Şimdi yazdığınız şeylere tek tek cevap vermek istiyorum yani yanlış yapıyorsak diye yanlış anlamayın.
Doğumdan sonra buzağıya hemen ağız sütünü hemen içiriyoruz. örneğin sabah içiyor saat 7 gibi akşam 4-4,5 gibi birde 9-10 saatlerinde veriyoruz ilk günlerde kendisini toparlaması için.
İneklerimizin bir kısmı yani çogunluğu ilk doğumu doğumda sıkıntı olmadı hiç ha onlarda hastalandı ama 3-4 defa doğum yapmış olan ineğimizde vardı onun buzağısıda hastalandı.
Kuru dediğimiz şey yeminin azalması kısılması oluyor değilmi. Biz yemini aşırı derecede kısmadık hiçbirinde sadece son birkeç gün biraz azaltıyorduk o kadar yani danayı riske edecek bir durum bulunmadı hiç.
Ahırımız biraz soğuk oluyordu evet ama havalandırmalardan birkaçını kapattığımız zamanda inekler öksürmeye başlıyorlardı o yüzden buzağıların durduğu kısmı kapatıyorduk. Çok soğuk değildi ama çokta sıcak değil. olması gereken ısıdaydı.
Yani doğum yaptıkları yer ayrı bir bölümümüz yok ahırda doğum için ama doğumu yaklaşan hayvanın bulunduğu yeri temiz tutmaya özen gösteriyooruz.
Yem markası vermemizde sakınca yoktur umarım: Star yem.
hastalık aşamaları çöyle oluyor: durgunluk-süt emmeme- ateş ve sonra soğuma- ayağa kalkamama yani arka kısmını kaldıramıyor ön kısmını kaldırıyor.
Bu şekilde oluyor işte hastalık cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
Biraz geç oldu ama konuya bir de ben değinmek istiyorum. (bu arada kuruya çıkamak demek düvelerde doğuma 65 gün kala, ineklerde ise 60 gün kala süt sağımının bırakılmasıdır. Bu esnada son sağımdan sonra meme içine kuru dönem meme tüplerinden biri sıkılır, örneğin orbenin d.c.)
İshal mevzusuna gelince, ciltlerce kitap yazılacak kadar karışık bir durumdur. Önemli olan koruyucu hekimlik uygulamasıdır. Doğuma 21 gün kala annelere kolibin r.c. neo uygulaması genellikle buzağıların ishal etkenlerine karşı bağışıklık kazanarak doğmasını ve ishal olmamasını sağlar.
Bunun yanında doğar doğmaz herhangi bir septisemi serumu vurulabilir ki bence kesinlikle vurulmalıdır.
Bunların dışında önemli olan buzağıyı ishal etkenlerine karşı korumaktır. Mesela gittiğim ahırlarda yapılan yanlışlardan örneklendirmek gerekirse, genellikle hayvanlar doğum yaptırılırken ıslak zeminler üzerinde oluyorlar. Ahırda ıslaklık demek her zaman için enfeksiyon demektir. Doğum esnasından korumaya başlanmalı ve en azından kuru samanla temiz bir box elde edilmelidir. Doğan buzağılara septisemi aşısı yapıldıktan sonra içebildiği kadar anne sütü (sağılır sağılmaz) içirilmelidir. En az 3 gün boyunca buzağı kolostrum içmeli, takip eden haftalarda ise yine kendi annesinin sütünü içmelidir. Yalnız süt sağım sıcaklığında içirilmelidir. Kesinlikle beklemiş ve soğumuş süt içirilmemelidir. Çünkü sütün bağırsaklarda peynirleşmesini sağlayan enzim belirli bir ısının üzerinde aktive olur.
İshal olmuşsa, ishalin karakterine bakılmalıdır. Eğer ishal sarımtrak renkte ise genellikle süt kaynaklı ishaldir. Bu gibi durumlarda sıvı elektrolit dengesini sağlamak ve asidozu önlemek için ağızdan oral olarak olarak baymix veya gulutellac ya da lectade gibi tozlar içirilmelidir. Süt bire bir sulandırılarak verilmeli böylece yağ oranı azaltılmış olup ishalin önüne geçilebilir. Antibiyotik olarak ise benim en çok kullandıklarım co-trimexazolane (egevetten ithal), Ba-sülfa tmp, linco-spectinomisin içeren preparatlar ya da baytril. Bu tarz bir antibiyotik ve elektorlit uygulamaları sonunda hayvan ölmez.
Unutmayın ki ishalde hayvanı öldüren şey sıvı-elektrolit dengesinin bozulması ve asidozdur. Bunların önüne geçildiği zaman ölüm gerçekleşmez. Serum uygulamaları içinde Nacl, dektroz uygulamaları yerindedir.
Son olarak emzirilen biberonların içinde süt kalmamasına dikkat edin, bakteriler inanılmaz derece üreme yapıyorlar biberonların içinde benden demesi :)
Yıkanıp ters bir şekilde asılmalı.
Umarım yardımcı olmuşumdur.
on numara anlatım olmuş dostum teşekkürler :)
bişey sormak istiyorum buzağı anasından mı emiyo yoksa biberondan mı besliyosunuz?
Alıntı yapılan: sinerjist - 27 Nisan 2012, 18:20:06
bişey sormak istiyorum buzağı anasından mı emiyo yoksa biberondan mı besliyosunuz?
bu size kalmış ama biberonla emdirmek kontrol açısından önemli imkanınız varsa biberonla ;)