GençVeteriner | Veteriner Hekimlik ve Evcil Hayvan Portalı

Veteriner Hekimlik Ders Notları => Klinik Öncesi Bilimleri Bölümü => Patoloji => Konuyu başlatan: eXcaLibuN - 17 Ocak 2013, 11:42:43

Başlık: Şap Hastalığı Patolojisi
Gönderen: eXcaLibuN - 17 Ocak 2013, 11:42:43
Ruminant ve domuzlarda Picornaviridae familyası Aphthovirus genusuna ait bir virus tarafından oluşturulan akut seyirli bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık ağız çevresin-de, ağız boşluğunda, ayaklarda, meme derisinde ve meme uçlarında, vulva, konjunktiva ve ön midelerde veziküllerin şekillenmesiyle karakterizedir. Klinik olarak yüksek ateş, durgunluk, iştahsızlık, süt veriminde azalma ile başlar ve karakteristik olarak ağızdan sicim tarzında salya akar, ancak ishal görülmez.

Etkenin 7 antijenik serotipi vardır ve bunlar arasın-daki immünolojik farklılıklar nedeni ile bir tip ile oluşan enfeksiyon, hayvanı diğer tiplerle oluşan enfeksiyonlardan koruyamaz. Virus güneş ışığında ve asidik ortamlarda inaktive olurken, dondurulan sakatat, iç organlar, lenf düğümleri ve kemik iliğinde uzun süre canlılığını korur. Enfekte hayvanlar ve kontamine hayvan ürünleri virusun yayılmasını sağlar. İnkübasyon süresi 3-8 gündür. Hastalığı geçiren sığırlar 2 yıl, koyunlar 9 ay süreyle orofarinks ve tonsillerde virusu taşırlar.

Patogenezis:
Etken sindirim ya da solunum yolu ile alınır (mukozadaki sıyrık, yara ve berelerden), virus ilk olarak faringiyal/tonsillar bölgenin mukoza ve lenfoid dokularında ya da solunum yolları mukozasında çoğalır. Primer viral replikasyonun meydana geldiği bu giriş bölgelerinde ancak histolojik olarak görülebilen fokal dejeneratif bir değişiklik (primer aft-aphthae) oluşur. Virus burada çoğalarak viremiye yol açar ve vücuda yayılır, özellikle epitelyal dokularda makroskobik olarak ta görülebilen sekonder aftlar (veziküller) meydana gelir. Virus enfeksiyonun erken döneminde vezikül sıvılarında, vücudun bütün ekskresyon ve sekresyonlarında bulunur. Enfeksiyonun 11.gününden sonra kaybolur.

Makroskobik karakteristik lezyonlara hastalığın an-cak şiddetli döneminde incelenebilen hayvanlarda rast-lanır. Daha sonraki dönemlerde lezyonlar ya iyileşir ya da sekonder bakteriyel enfeksiyonlarla maskelenir. Lezyonlar özellikle ağız mukozası, çatal tırnaklar ve laktasyondaki hayvanlarda meme başı gibi travmaya maruz kalan bölgelerde görülür. Ağızda özellikle dilin ucu, üstü ve yanlarında, diş etlerinde, dudak ve yanak mukozalarında ve sert damakta, ayrıca merme üzerinde, burun deliklerinde, rumenin pila mukozalarında da veziküller şekillenir. Bu veziküller birleşerek bullalara dönüşür. Bullalar 12-24 saat içinde yırtılır ve yerlerinde kırmızı renkte erozyonlar oluşur. Erozyonu örten seropurulent eksudat zamanla koagule olur ve kabuk şekillenir. Aft ve erozyonlar sekonder bakteriyel enfeksiyonların yokluğunda tam olarak iyileşir, enfeksiyonların varlığında ise ülserler ve difteroid nekrotik lezyonlar meydana gelir. Hastalıktan ölen hayvanlarda ayrıca sindirim sisteminde erozyon, ülser ve peteşiyel kanamalar, akciğerde ödem, kalpte peteşiler ve hidroperikardiyum görülebilir.

Mikroskobik lezyonlar stratum spinozumdaki epitel hücre gruplarında virusun çoğalması sonucu bu hücrelerde balonumsu dejenerasyonla başlar. Bu hücrelerin İntersellüler bağlantıları kaybolur, hücreler birbirlerinden ayrılarak yuvarlaklaşır. Sitoplazmaları koyu eozinofilik ve çekirdekleri piknotiktir.  Bu bölgelerde fibrin parçalarını da içeren sıvı birikir ve hücreleri ayırır. Bu dönemde epitelyuma nötrofiller infiltre olur. Likefaksiyon nekrozu, sıvı birikimi ve lökositer infiltrasyon mikrovezikülleri meydana getirir. Bunların birleşmesiyle de makroveziküller ve bullalar şekillenir. Veziküllerin tabanını germinatif tabaka ve dermis, çatısını ise kompresif stratum korneum, lusidum ve granulozum tabakaları oluşturur. Dermis ve lamina propriyada hiperemi ve lökosit infiltrasyonu bulunur.
Genç hayvanlarda hastalığın malign formu gözlenir ve veziküller şekillenmez. Akut myokarditis sonucu ölüm görülür. Kalpte ventrikül duvarlarında ve papiller kaslarda oluşan solgun odaklar (nekrotik miyokarditis) nedeni ile kaplan postu görünümü dikkati çeker. Mikroskobik olarak kas tellerinde hiyalin dejenerasyonu, nekroz ve lökosit infiltrasyonu gözlenir. Benzer lezyonlara iskelet kaslarında da rastlanır. Bu hayvanlarda ayrıca enteritis de bulunur.
Hastalık koyun ve keçilerde sığırlardaki gibi seyre-der, ancak bu hayvanlar daha az duyarlıdırlar, sığırlardan farklı olarak ayrıca topallık görülür. Domuzlarda hastalık lezyonları daha çok ayaklarda görülür.