GençVeteriner | Veteriner Hekimlik ve Evcil Hayvan Portalı

Veteriner Hekimlik Ders Notları => Klinik Öncesi Bilimleri Bölümü => Patoloji => Konuyu başlatan: eXcaLibuN - 18 Ocak 2013, 16:09:24

Başlık: Küçük ruminant vebası (peste des petits ruminants)
Gönderen: eXcaLibuN - 18 Ocak 2013, 16:09:24
Peste des Petits Ruminants (PPR) koyun ve keçilerin sindirim ve solunum sistemini etkileyen, morbidite ve mortalite oranı yüksek olan akut seyirli viral bir hastalıktır. Hastalık "kataral stomatitis-pnömoenteritis kompleksi", "keçi vebası", "yalancı sığır vebası" adları ile de anılmak-tadır. Hastalığın etkeni morbillivirus olup patogenezisi, lezyonları ve klinik bulguları sığır vabasına benzerlik gösterir. Ancak solunum sisteminde hemen her zaman lezyonların oluşması önemli bir farklılıktır. Enfeksiyon, bütün sindirim kanalında erozyon, ülser ve kanamalara neden olur. Solunum sistemindeki lezyonlar ise trakeitis, bronşitis, bronşiyolitis, intersitisyel pnömoni şeklinde başlar, kısa sürede bakteriyel komplikasyonlar nedeniyle bronkopnömoniye dönüşür.

Solunum yoluyla alınan virüs ilk önce faringeal, mandibular lenf yumruları ve tonsillere yerleşir, ortalama 3-6 günlük inkubasyon periyodundan sonra viremi olu-şur, viremi sonucu virüs bütün lenf yumruları, dalak, kemik iliği, gastrointestinal mukoza ve solunum sistemi-ne yerleşir. Koyun ve keçi böbrek hücre kültüründe virus sinsityal hücre formları oluşturduğu, bunların daha sonra dev hücrelerine dönüştüğü ve bu hücrelerin sitoplazmasında inklüzyonların görüldüğü saptanmıştır.

PPR keçilerde akut, koyunlarda çoğunlukla subakut seyretmektedir. Klinik olarak; ateş, burun akıntısı, mukozal erozyonlar ve ishal oluşur, perakut olgularda ani ölümler meydana gelir, akut olgularda ise halsizlik, öksürük ve seröz burun akıntısını müteakiben dudakların iç yüzü, ağız mukozası, diş etlerinde ve özafagusta konjesyon, erozyon, ülser, grimsi nekroz odakları ve difterik plaklar oluşur. Eroziv ve nekrotik bölgelerden alınan kesitlerin mikroskobik incelenmesinde özellikle stratum spinozum katında balonumsu dejenerasyon ve çekirdekleri karyoreksise uğramış epitel hücreleri görülür, nekrotik bölgelerin çevresindeki sağlam epitel hücrelerinde ise eozinofilik intrasitoplazmik veya intranükleer inklüzyon cisimcikleri gözlenir.

Rumen, retikulum, abomazum ve bağırsakların özel-likle ileosekal bölgelerinde de erozyon, ülser ve kanamalar görülür, kimi olgularda ileum, sekum, kolon ve rektumda lineer tarzdaki kanamalar PPR için karak-teristik bir bulgu olarak kabul edilmektedir. Mikroskobik olarak bağırsak villusları kütleşir, epitel hücrelerinde dejeneratif ve nekrotik değişiklikler oluşur, villus epitel hücrelerinde eozinofilik intrasitoplazmik ve intranükleer inklüzyon cisimcikleri görülebilir, lamına propriyada mononükleer ve nötrofil lökosit hücre infiltrasyonları ile kanama odakları şekillenir.

Akciğerlerde şekillenen lezyonlar PPR için çok önemlidir. Bunlar başlangıçta bronşitis, bronşiyolitis ve intersitisyel pnömoni şeklinde başlar, ancak daha son-raki dönemlerde sekonder bakteriyel enfeksiyonlar sonucu kataral irinli ve fibrinli bronkopnömoniye dönü-şür. Burun, larinks ve trakea mukozasında erozyonlar, multifokal kanamalar, mukopurulent ya da köpüklü bir eksudat bulunur. Akciğerde özellikle anteroventral lop-larda konsolidasyon, atelektazi, hepatize alanlar ve bazen fibrinli plöritis şekillenir.

Mikroskobik olarak trakea, bronş ve bronşiyol lümen-lerinde dökülmüş epitel hücreleri, nötrofil lökositler, makrofajlar ve bakteri kümelerinden oluşan bir eksudat gözlenir. Bronş ve bronşiyollerin mukozasında erozyon ve ülserler, peribronş ve bronşiyoler bölgelerde lenfosit ve makrofaj hücre infiltrasyonları, tip II pnömositlerde proliferasyon, alveol lümenlerinde nötrofil lökositler, alveoler makrofajlar, plazmasitler ve bakteri kümeleri gözlenir. Bronş ve bronşiyollerin epitelleri ile pnömosit ve alveoler makrofajlarda eozinofilik intrasitoplazmik veya intranükleer inklüzyon cisimcikleri ve bazı alveol lümenlerinde sinsityal hücre oluşumları PPR için patognomonik bulgulardır.