Trabzon Irkı Güvercinler (Anatolian Ringbeater)

Başlatan eXcaLibuN, 06 Mayıs 2009, 19:23:26

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

eXcaLibuN

Trabzon Irkı Güvercinler (Anatolian Ringbeater)

Ülkemizde bulunan güvercin irklardan sadece bir güvercin irki, “Çember Dövücü” olarak nitelendirilmektedir. Bu irkimiz, ülke genelinde “Trabzon” adi ile bilinmektedir. Trabzon irkimiz Dünyada “Anatolian Ringbeater” adi ile taninir. Trabzon irkimiza bölgede yerel olarak baslikli, tepeli anlamina gelen “Gugullu”, “Tek gugul” ve “Tepeli” gibi adlar verilmektedir. Dogu Karadeniz bölgemizde adini Trabzon ilimizden alan bu irk, tamamen bizim yerel irkimizdir. Dünyada fazla bilinen bir irk olmadigi gibi ülkemizde de fazla taninmamaktadir. Trabzon, Bayburt, Gümüshane ve Erzincan illerimiz ve bu illere bagli bazi ilçelerde ve özellikle Kelkit ilçesinde sinirli sayida yetistiricide bulunmaktadirlar.

Çember dövücü irklar genel olarak dünyada Ingilizce “Ringbeater” ve Almanca “Ringschalager” adi ile taninirlar. Bu irkin dünyada bilinen üç tipi bulunmaktadir. Bunlar, Rhine Ringbeater (Almanya), Belgian Ringbeater (Belçika) ve Anatolian Ringbeater (Türkiye) adlari ile dünya üzerinde bilinmektedirler. Ancak bu üç irkinda kökeni Anadolu’dur. Özetle Çember dövücü irk dünyaya Türkiye üzerinden yayilmistir. Anatolian Ringbeater olarak adi geçen irk, bizim Trabzon olarak adlandirdigimiz irktir. Bu irka Avrupa’da pek rastlanmaz. Almanya’ya ilk kez 1980’li yillarin baslarinda götürülmüslerdir. Ancak bu irki üzerinden Belçika ve Alman yetistiriciler tarafindan çesitli kirmalar sonucu üretilmis diger iki irk dünyada bilinmektedir. Bu irklardan, Belgian Ringbeater olarak adi geçen irk, bizim Bayburt olarak adlandirdigimiz irka çok yakin akrabadir ve bu irktan türetilmedir. Almanya’da bulunan ve Rhine Ringbeater adi ile bilinen irk ise, bizdeki iki irktan yapilan kirmalar sonucu türetilmis olup gene bizim irklarimiza akraba ve benzerdir. Bu irklarin Avrupa’da gelistirilen ve “Speelderken” adi verilen bir de alt tipi bulunmaktadir. Speelderken irkinin kendine özgü renk yapilanmasi vardir. En dikkat çekici yani sirtinda beyaz renkli kalbe benzer bir yamasi olmasidir. Trabzon irkinin düz renklerinin kendi aralarinda çiftlestirilmelerinden Speelderken irkina benzer yavrular alinmaktadir. Ancak bu yavrularin sirtlarinda kalp yamasi bulunmaz.

Çember dövücü güvercinlerimizin ne zaman ve ne sekilde Avrupa’ya gönderildigi hakkinda elimizde bir bilgi bulunmamaktadir. Bir çok güvercin irkimizin disariya gönderildigi, Osmanli Devletinin son dönemlerinde gönderilmis olma ihtimalleri fazladir. Simdi de bu irkimizin kendilerine özgü davranis biçimlerini kisaca açiklamaya çalisalim.

ÇEMBER HAREKETI

Çember Dövme : Çember dövücülük bir uçus özelligi degildir. Erkek güvercinlerin disilerine kur yaparken yerde sergiledikleri bir tür cinsel gösteridir. Özet olarak bu güvercinlerin oyunu havada degil yerdedir. Bu güvercinlerde oyun (çember dövme hareketi) genellikle erkek kus tarafindan sergilenir. Nadir olarak disi güvercinlerin de oyun yaptigi gözlenebilir. Bu hareketler, disinin yumurtlama öncesinde büyük bir yogunluk kazanirlar. Ülkemizde baska hiçbir güvercin irkinda bulunmayan bu davranis sekli gerçekten çok ilginçtir. Önce erkek kur yaparak disiye dogru yaklasir. Kabararak disisinin etrafinda döner. Sonra tam dikine birden havaya dogru hizla firlar. Bu firlama sirasinda yerden yarim metre ile iki metre arasinda yükselir ve disisinin üzerinden yarim daire çizecek sekilde bir tur atip tekrar yanina konar. Sonra tekrar havalanip ayni hareketi tekrarlar ve kur yapmayi sürdürür. Bu davranis sekli çember dövme ya da çember hareketi olarak adlandirilmaktadir. Bölgede bu hareket yerel olarak “kalkma” adi ile nitelenir. Erkek kus havada iken kanatlarini hizla birbirine çarparak tok bir ses çikartir. Disi üzerinde havada kanat sesi çikartilarak yapilan bu hareket genellikle 1–3 tur devam eder. Bazen 4–5 tur yapan kuslara da rastlanmaktadir. Tur sayisi arttikça kusun degeri de yükselir. 4–5 tur atan kuslar oldukça degerli kuslardir. Çember dövme hareketinde belli bir yön bulunmaz. Hep ayni yönde olabilecegi gibi sagli sollu çesitli kombinasyonlar seklinde de görülebilir. Çember dövme hareketi sirasinda erkek kus genellikle yerden 50–100 cm. arasinda yükselerek bu hareketi yapar. Bazen bu yükseklik 2 metreye kadar çikabilir. Çember dövme hareketi sirasinda bu irklarda rastlanan iki davranis biçimi daha bulunmaktadir. Bu davranislara “ Yalpa” ve “Takla” adi verilmektedir.

Yalpa : Çember dövme hareketi sirasinda kus disisinin üzerinde yarim daire seklinde bir tur atarken turunu tamamlamaz ve birden döndügü yönün tam tersi yöne dogru siddetli bir biçimde kendini atar. Bu hareket yalpa olarak adlandirilmaktadir. Yalpa hareketini 1-2 metre yükseklikte yapan güvercinler daha degerli olarak kabul edilirler.

Takla : Çember dövme hareketi sirasinda erkek kus bazen ayni taklaci güvercinlerde oldugu gibi takla atabilir. Takla sayisi bir bazen de iki tane olabilmektedir. Nadir olarak rastlanan takla hareketi disinin en çok 1 metre kadar üzerinde gerçeklesir. Isin ilginç yani bu güvercinlerin taklaci özellikleri yoktur ve bu takla atma olayini daha çok çember dövme sirasinda yapabilirler. Uçurulduklarinda takla atma tarzlari genellikle bulunmaz.

RUS ÇARININ DA YETISTIRDIGI BIR IRK

Bu güvercinlerin kanat sesleri çok fazladir. Çember dövücü irklarda görülen çember dövme, yalpa ve takla seklindeki üç özellik, ayni kusta ayni anda bulunabilecegi gibi ayri ayri da bulunabilir. Ancak yalpa yapan kuslar, çember dövme hareketini de mutlaka yaparlar. Çember dövücü irklari bu hareketlerini yaparken izlemek çok degisik bir duygudur. Hatta Çarlik Rusya’sinda, Çarin gelen misafirlerini eglendirmek amaci ile bu kuslardan ve baska güvercin çesitlerini sarayinin bahçesinde yetistirdigi söylenmektedir. Iyi bir gösteri izleyebilmek için güvercinlerin disi ve erkeginin önceden ayrilmalari gerekir. Ayirma süresi 3-5 günü ya da 1 hafta kadar olabilir. Bu süre içinde esler birbirlerine hiç gösterilmezler. Eger ayrilma dönemi yumurtlama dönemine gelmisse kuslar daha iyi oyun sergilerler. Oyun öncesi disi kus kanatlari baglanarak yere birakilir. Daha sonra esi yanina birakilir ve oyun baslar. Yetistiriciler bazen rekabeti artirip daha iyi bir oyun seyri yakalayabilmek için tek bir disinin yanina 2-3 erkek kus birakabilirler.

FIZIKI ÖZELLIKLERI

Bu güvercinlerde çift tepe görülmez. Sadece takka olarak adlandirdigimiz arka tepe vardir. Ancak bu güvercinlerin takkasi enseden baslayip kafanin üzerine dogru bir taç gibi uzanir ve kulaktan kulaga kadar bütün boyunu sarar. Tepenin boyna dogru bitim yerinde “Gül” denilen bir yapilanma bulunur. Bu gül kusun tepesine ayri bir güzellik katar.Vücut olarak orta büyüklükte ve hatta biraz irice olan bu güvercinlerde kafa düzgün yuvarlaktir. Gaga normalden biraz büyük ve kalindir. Trabzon’da “guduk” adi verilen gaganin rengi, genellikle açik renk olup “mum gaga” tabir edilen sekilde beyaz, sari ve kahverengine yakin bir tondadir. Ancak siyah renk gagali olanlarla, açik renk olup üzerinde siyah lekeli olanlarina da rastlanir. Gözler orta büyüklüktedir ve göz çevresi halkasi belirgin degildir. Belirgin olan güvercinler daha çok tutulurlar. Göz rengi, kusun rengine göre degisiklik göstermektedir. Genellikle sari ve açik göz rengi yaygindir. Ancak beyaz renk kuslarda koyu tonda gözlere rastlanir. Daha nadir olarak görülen koyu tonlu gözler, genellikle kirmizi ve siyah olmaktadir. Trabzon ve Kelkit yöresi kuslarda göz rengi daha çok sari tonlardadir. Erzincan kökenli kuslarda ise açik renk gözler daha dikkat çekicidir. Beyaz göz rengi genellikle tercih edilmez. Ayaklara açik kirmizi renkte olup paçasizdirlar. Dirsekten asagisinda tüy bulunmaz. Tirnaklar genellikle beyazdir. Kanatlar kuyruk üzerinde tasinirlar. Trabzon irkimiz uçucu bir güvercin irki degildir. Tamamen form ve çember özelligi nedeni ile yetistirilmektedir. Çember hareketi sirasindaki kanat çirpmalar nedeni ile kusun dis telek tüylerinde zaman zaman yipranmalar gözlenebilmektedir. Uçurdugunda hemen konma egilimindedir. Çatida dolasarak vakit geçirmeye bayilir. Oldukça kizgin (azgin) bir yapisi vardir. Yavru bakimlari iyidir. Ancak kizgin yapilarindan dolayi yavrularin daha büyümesini beklemeden yeniden yumurtlama egilimindedir. Yuvalarina baglidirlar, farkli yuvalara gitme egilimleri bulunmaz. Yuva içinde ele gelme tarzlari yoktur. Ürkek bir yapilari bulunmaktadir.

RENK ÇESITLERI

Arap: Tamamen siyah renklidir. Açik ve koyu tonlari bulunmaktadir.
Beyaz: Süt beyaz renktedir.
Mor: Mora yakin kirmizi tonlaridir. Koyu kahverengi
Hoppali Mor: Koyu bir gök rengine sahiptirler. Kanat üzerleri kirmizi seritlidir. Bazen serit renkleri koyu kahverengi olabilir.
Kara Mor: Siyah renkli olup kanat üzerleri kirmizi pulludur.
Gri–Kahverengi: Kanatlarinin üzerinde iki sira serit (Kemer) bulunur.
Gri–Siyah: Kanatlarinin üzerinde iki sira serit (Kemer) bulunur. Bu renk güvercinlere yerel olarak “Kayapa” adi verilmektedir. Bu kuslarin gagalari siyah olur. Renk olarak yabani güvercine benzer.
Gri–Koyu Kahverengi: Kanatlarinin üzerinde iki sira serit (Kemer) bulunur. Seritleri gri renktir.
Kirmizi: Kanatlarinin üzerinde kemer bulunmaz. Seritsizdir. Daha az tercih edilen bir renktir.
Sari: Biraz mat tonlara sahip degisik tonlarda sari renklidir.
Butlu: Kahverengi kiremit rengidir. Ancak aralarda beyaz renk tüyleri bulunur.
Isli: Renk olarak sehir güvercini (Columba livia) gibidir. Daha az tercih edilen bir renktir.

RENK SIFATLARI

Bu renklerin yani sira bazi güvercinlerin gögüslerinin önünde “Yildiz” adi verilen bir beyazlik bulunur. Yildizli güvercinler ile, kuyruk telekleri ortasinda beyaz telekler olan güvercinler (Akkuyruk) daha makbul olarak kabul edilirler. Ancak renk olarak beyazla karismis sekilde olan güvercinler (Alaca) tercih edilmezler. Bu güvercinlerin renkleri sade olmali ve kusun vücudunda beyazliklar bulunmamalidir. Alaca olanlarda, kanat telekleri genellikle beyaz olmaktadir. Gögüslerinde ise beyaz yama bulunmaktadir. Kusun diger yerleri kendi renginden olur. Gaga üzerindeki beyazlik ise “Nisan” olarak adlandirilmaktadir.


Beşeri hekimlik insan içinse Veteriner Hekimlik insanlık içindir.
Denilebilir ki insan hekimliği veteriner' in yanında okyanusa karşı iç deniz gibidir... 'İsmet İnönü - 1943'
Bilgi, paylaşıldıkça çoğalır.
Kör bir kurşun kalem dahi, keskin bir hafızadan daha iyidir.

https://vetrehberi.com