Posta Güvercinleri

Başlatan eXcaLibuN, 06 Mayıs 2009, 19:27:39

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

eXcaLibuN

POSTA GÜVERCINLERININ KÖKENI VE GELISTIRILMESI

“Posta güvercini” kavrami oldukça genis bir anlama gelmektedir. Çok eski dönemlerden beri çesitli güvercin irklari dünyada posta güvercini olarak kullanilmislar ve adlandirilmislardir. Günümüzde posta güvercini denildiginde dünyada son 200 yildir gelistirilmis olan ve artik daha çok yaris amaçli yetistirilen güvercin irki akla gelmektedir. Ingilizce’de “Homing Pigeons” adlandirmasi posta güvercini anlamina gelmektedir. Ancak daha çok yaris amaçli yetistirilen modern posta güvercinlerini tanimlamak içinse, “Racing Pigeons” kavrami kullanilmaktadir. Ülkemizde ise bu güvercinlere “Posta Güvercini” ya da “Postali” denilmektedir. Bu irkin gelisimi hakkindaki bilgiler kesin kanitlara dayanmamakla birlikte, 1800 yillarin basindan itibaren Belçika’da gelistirildikleri bilinmektedir. O yillarda Belçika’da bu ülkenin eski irklarindan biri olan “Smierel” adi ile bilinen güvercinler, posta güvercini olarak kullanilmaktaydilar. Smierel irki köken olarak Owl irki güvercinlerden gelmeydi. Posta güvercini yarislarinin yayginlik kazanmasina bagli olarak, bu irk gelistirilmeye çalisildi. Kökü Carrier irkindan gelen Dragon irki ve bazi taklaci irklarla kirilarak irka uzun uçus özellikleri katilmaya çalisildi. Bu çalismalar sonrasinda 1815–1825 yillari arasinda gelistirilen yeni irka “Antwerp Smierel” adi verildi. Antwerp irki daha basarili sonuçlar almaya baslamisti. Bunun üzerine Antwerp irkinin gelistirilebilmesi için çalismalara baslandi. Antwerp irki 1850–1875 yillari arasinda Runt ile Ortadogu kökenli olan Carrier ve Bagdat irklari ile kirildi. Elde edilen yeni irk daha da basarili idi. Böylece 100 yillik bir sürecin sonunda daha ideal bir posta güvercini irkina ulasilmis oldu. Bugün bilinen modern posta güvercini irki, 1900 yillarinin basindan itibaren son seklini almis oldu.

POSTA GÜVERCINLERININ TARIHI

Posta güvercinlerinin dünya üzerindeki geçmisi çok eskilere dayanmaktadir. Bu konudaki ilk kayitlar M.Ö 1200 yillarina kadar gitmektedir. Bu yillarda Misir’da güvercinlerden haberlesme amaci ile yararlanildigi bilinmektedir. Yani günümüzden yaklasik 3200 yil kadar önce bu güvercinlerin ilk atalari yetistirilmekteydi. Daha sonraki dönemlerde haberlesme amaçli yetistiricilik farkli ülkelere de yayilmistir. M.Ö 300 yillarinda Çin’de güvercinlerle bütün ülkeyi kapsayan bir haberlesme agi kurulmustur. Özellikle savas sirasinda ki haberlesmelerde güvercinler önemli bir rol oynamislardir. Cengiz Han’in seferleri sirasinda haberlesme amaçli posta güvercin kullandigi bilinmektedir. Bagdat halifelerinin de güvercinlere çok deger verdigi bir gerçektir. Suriye’nin güçlü hükümdari Nureddin (1146–1174) Misir’da yillarca çok iyi isleyen bir güvercin posta sebekesi kurmus olmasi ile ünlüdür. Bu amaçla kullandigi güvercinlerin ayak ve gagalarini kendi sifreleri ile isaretlemistir. Kullandigi güvercinler Irak’tan getirilen boyunlari renkli ve benekli beyaz güvercinlerdi. Eski Yunan ve Roma’da da savaslar sirasinda güvercin kullanimi yaygindir. Islam öncesi Orta Asya’da bulunan Türk devletleri ile Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlilarda da güvercinler hem haberlesme hem de güzellikleri için yetistirilmislerdir. Anadolu’da Yapilan kalelerin bazilarinda posta güvercinleri ile haberlesme amaçli güvercinlikler insa edilmistir. Bunlarin güzel bir örnegini Adiyaman’da Memlük egemenligi döneminden kalma Yeni Kale’de görebiliriz. Son büyük savaslar olan I. Ve II. dünya savaslarinda da güvercinlerden haberlesme amaçli yararlanilmistir. Hele telsiz ve telefon görüsmelerinin yapilamadigi anlarda posta güvercinleri çok ise yaramislardir. Hatta savas sonrasi hizmetlerinden ötürü madalya verilmis posta güvercinleri bile bulunmaktadir.

OSMANLI DEVLETINDE POSTA GÜVERCINI YETISTIRICILIGI

Osmanlilarda haberlesme amaçli kullanilan güvercinlerin basinda “Bagdat” güvercini gelmektedir. Bagdat güvercinleri o dönemde gerçektende çok kiymetli ve degerli olarak kabul edilmekteydiler. Uzun uçmasi ve yuvasina bagliligi onu, iyi bir posta güvercini haline getirmistir. Anadolu’da eski devirlerde “salma kusu” olarak kullanilmistir. Bir yere yuvasini yaptiktan sonra, baska bir yere alistirmak imkansiz gibidir. Aradan 10 yil bile geçse biraktiginizda ilk yuvasini bulur. 1600’lü yillarda Evliya Çelebi Bursa’dan birakilan kuslarin Istanbul’a hemen ulasabildiklerini belirtmektedir. Osmanli dönemi öncesinde Bagdat güvercinlerinin Türkler tarafindan posta güvercini olarak kullanilmaya baslamasi Büyük Selçuklular döneminde baslamistir. 1000 li yillarin baslarindan itibaren bugünkü Ortadogu bölgesinde egemen olmaya baslayan Büyük Selçuklular, Tugrul beyin 1055 yilinda Bagdat’a girmesi ile birlikte bölgeye bütünü ile egemen olmuslardir. Bu yillarda Bagdat güvercinleri Türkler tarafindan posta amaçli olarak kullaniliyorlardi. Daha sonra I. Haçli seferi olarak bilinen ve 1098 yilinda Kudüs’ün alinmasi ile son bulan savaslar sirasinda Türklerin, Bagdat güvercinleri araciligi ile haberlesmeyi sagladiklari bilinmektedir. 1169 yilinda Eyyubi hanedanliginin ilk hükümdari olarak Misir’a hükümdar olan Selahaddin Eyyubi’nin haçli ordulari ile olan savaslari sirasinda ve özellikle de III. Haçli ordularinin 1191’de Akka kusatmasi sirasinda bütün haberlesme sistemini Bagdat güvercinleri ile sagladigi bir gerçektir. Haçli ordulari vurduklari bir güvercin sonucu bu haberlesmenin varligini ortaya çikarabilmislerdir. Bu olaydan sonra o yillarda Avrupa’da unutulmaya yüz tutmus olan posta güvercini ile haberlesme gelenegi yeniden canlandirilma yoluna gidilmistir. Bu amaçla 1191’den sonra bazi Bagdat güvercinleri Haçli ordulari araciligi ile Avrupa’ya götürülmüstür. Bagdat irki güvercinlerin Avrupa’ya ilk gönderilmeleri bu sekilde gerçeklesmistir. Bagdat irki güvercinler çok sonralari 1800 lü yillarin baslarinda bugünkü modern posta güvercinin elde edilmesi sirasinda kullanilacaklardir. 1190 li yillarda Bizans Imparatorlugu araciligi ile Anadolu’ya da hakim olan Haçli ordulari, Iskenderun ile Istanbul arasinda Bagdat güvercinlerini kullanarak bir haberlesme sistemi yaratmayi basarmislardir. Bagdat güvercinlerinin Anadolu’da kullanimlari 1200 lü yillarin basinda bu sekilde baslamistir. Bir yüz yil kadar sonra Osmanlilarin Anadolu’da egemenlik kurmalarini takiben bu güvercinlerin kullaniminin devam ettigi bilinmektedir. Osmanli ordularinin seferleri sirasinda sepetler içinde bir çok güvercin tasindigi ve bunlarin haberlesme amaci ile kullanilan Bagdat güvercinleri oldugunu tarih kitaplari yazmaktadir. Görüldügü gibi Osmanlilar da baslangiçtan beri savaslarda haberlesme amaçli posta güvercini kullanmaktadirlar. Hatta Diyarbakir’in Osmanli topraklarina katilmasi böyle bir güvercinin ulastirdigi haber sonucu olmustur. Sah Ismail ve onun denetimindeki Karahan komutasinda bulunan Iran ordulari, Diyarbakir kalesini kusatmistir. Kale halki kusatmaya karsi direnmis ancak açlik ve kitlik sonucu teslim olma noktasina gelmistir. Tam bu noktada halkin imdadina bir posta güvercini yetismis ve Osmanli ordusunun Biyikli Mehmet Pasa komutasinda büyük bir ordu ile Istanbul’dan yardima geldigi haberini getirmistir. Bunun üzerine halk direnise devam etmistir. Bu ordunun Diyarbakir’a ulasmasi sonrasi 10 Eylül 1515’de Diyarbakir Osmanli topraklarina katilmistir. Bu tarihten sonra her 10 Eylül gününde Diyarbakir’da kurtulus senlikleri düzenlenmesi bir gelenek haline gelmistir. Bu senliklerin en önemli özelliklerinden biri de güvercin yarismalari düzenlenmesi ve yarisi kazananlara altin olarak ödül verilmesidir. Bu gelenek, Diyarbakir’da 400 yil yasatildiktan sonra ne yazik ki I. Dünya savasinin kitlik dolu yillarinda ve onu izleyen Cumhuriyet döneminde unutularak terk edilmistir. Osmanli’da posta güvercini yetistiriciligi askeri amaçli olarak ele alinmaktadir. Bu konuda elimizdeki en eski belge 1890 tarihlidir. Bu belge, Osmanli ordusunda askeri amaçli posta güvercini yetistirilmesini öngörmektedir. Bu tarihten itibaren Osmanli ordusu posta güvercini alimlari yapmakta ve bunlarin egitimi ile ilgili çalistigini bilmekteyiz. 1897 tarihli bir belgede “güvercin posta muhafazasi” adli bir icadin Paris’teki Osmanli büyük elçiligine gönderildigini ögreniyoruz. 1895 yilinda yazilmis “posta güvercinlerinin terbiyesi” adli bir yazi Osmanli devlet arsivinde bulunmaktadir. Gene savas zamani Kerç ile Kefe ve Sivastopol arasinda haberlesmede kullanilmak üzere posta güvercini egitildigi 1898 tarihli bir belge ile bilinmektedir. 1895 tarihli bir baska belgeden ise, Rus filosunun Karadeniz’deki manevralari nedeni ile Istanbul ve Nikolajow veya Sivastopol arasinda haberlesmenin saglanmasi amaci ile Büyükdere’deki Rus büyükelçisinin konaginin bahçesine bir posta güvercini istasyonu kuruldugunu ögrenmekteyiz. Bu yillarda posta güvercinleri askeri amaçlarla kullanilmakla birlikte ordu içinde sistemli bir organizasyon bulunmamaktadir. Posta güvercinleri bu dönemde resmen Türk ordusunda bir haberlesme araci olarak taninmis degildir. Çikartilmis olan bazi talimnameler ile konu düzenlenmis durumdadir. Ancak ordu içinde bu konuda bir sistem kurabilme çabalari gözlenmektedir. Bu amaçla 16 ekim 1901 tarihinde ordu içinde “Türkiye Güvercin Postalari” kurulmasi için bir karar alinmissa da düzgün bir askeri yapilanma olusturulamamistir. Oysa o yillarda, Birinci Dünya Savasi sonrasinda (1918) Fransiz ordusunda yararlanilabilir durumda 30.000 posta güvercini bulundugu bilinmektedir.

AVRUPA’DA GÜVERCIN POSTALARI

1900 lü yillara gelindiginde, Avrupa’da Posta güvercini kullanimi oldukça gelismis durumdadir. 1870-1871 yillari arasinda bir yillik süre içinde Avrupa’da posta güvercinleri ile tasinan posta sayisi, 115 bin resmi ve 1 milyon gayri resmi olmak üzere 1.115.000 kadardir. Ilgililerin o yillarda yaptigi bir hesaba göre, bir yil içinde tasinan bu posta eger kitap haline getirilmis olsaydi 500 ciltlik bir kütüphane olusturabilirdi. Bu kadar çok mektubun tasinabilmesinde Mösyö Drajon adli bir kisinin gelistirdigi “Hardbin” yöntemin payi çok fazladir. Bu yöntemde güvercinlerle gönderilecek mektuplar fotograf teknigi kullanilarak 1/800.000 oraninda küçültülebiliyordu. Bu yöntemle çekilen fotograflar, jelatin bir zar üzerine nakledildikten sonra, bu zar bükülerek, bizim su an kullandigimiz ilaç tüplerine benzer agzi kapakli alüminyumdan yapilma bir kap içine koyuluyordu. Bu küçük tüp ya güvercinin ayagina ya da kuyruk teleklerinin ortasindaki tüylerden birine baglaniyordu. Eger ayaga baglanacaksa kusun dengesini yitirmemesi için her ayaga birer tüp baglanmaktaydi. Tüplerin baglanmasi sirasinda bal mumuna batirilmis ipler kullanilmaktaydi. Bu sekilde üzerine tüp baglanan güvercinler uçuruluyordu. Güvercinler varmasi gereken yere ulastiktan sonra, postanin okunabilmesi için, amonyakli su içinde isleme tabi tutulmasi gerekiyordu. Bu sistem sayesinde gerçekten çok sayida mektup ayni anda tasinabilmistir.

CUMHURIYET YILLARINDA POSTA GÜVERCINI YETISTIRICILIGI

Osmanli sonrasi Cumhuriyetin ilk yillarinda da ordu içinde posta güvercinlerinin önemli bir yer tuttugunu görüyoruz. Ülkemizde güvercinler konusunda yayinlanan ilk kitap 1925 tarihlidir. Bu kitap posta güvercinleri ile ilgili olup Osmanlica’dir. Nuri Halil adli bir yüzbasimiz tarafindan yazilmis olan 48 sayfalik bu kitap, “Muhabere vasitalarindan güvercin usul-i talim ve terbiyesi” adini tasimaktadir. Bu kitaptan ögrendigimize göre 1925 yillarinda ordu içinde bir takim düzenlemeler yapilmis olmakla birlikte, hala posta güvercinleri konusunda ciddi bir yapilanmanin olmadigini anliyoruz. 1931 ve 1936 yillari arasinda Cumhuriyet arsivi kataloglarinda posta güvercini yetistiriciligi ile ilgili çesitli kayitlar bulunmaktadir. Bu kayitlardan o dönemde posta güvercini alis verisinin Rusya ile yapildigi anlasilmaktadir. Rusya’dan güvercin istasyonlari, muhabere malzemeleri, güvercin maskeleri ve selloloit halka (Marka) alindigi bu kayitlarda görülmektedir. 1936 yilina ait bir kayitta 5000 adet selloloit halka siparis edilmis olmasi ordunun posta güvercini sayisi hakkinda kismen bir fikir vermektedir. 1938 ve 1953 yilari arasinda Türk Ordusunda posta güvercini yetistiriciliginin daha da yayginlastigini konu ile ilgili bazi belgelerden anlamaktayiz. Özellikle 2. Dünya savasi yillarinda, savas sirasinda posta güvercini kullaniminin dünyada yayginlastigi yillarda ülkemizde de bu konuda bir hareketlenme yasanmistir. Emniyet Genel Müdürlügü arsivinde bulunan bazi belge ve yazisma kayitlarindan anladigimiza göre 1954 yili basinda Türk Ordusunda posta güvercinlerinin muhabere (haberlesme) amaçli kullanimina son verilmistir. Günümüzde posta güvercini yetistiriciligi daha çok sportif ve yaris amaçli olarak yapilmaktadir. Posta güvercini yetistiricileri dünyada çok ciddi ve büyük örgütsel donanima sahiptirler. Dünyanin neredeyse her ülkesinde kulüpleri bulunmaktadir. Ülkemizdeki posta güvercini yetistiricileri de son yillarda hizla örgütlenmekte ve çesitli dernek, kulüp gibi organizasyonlar altinda toplanmakta ve yarislar düzenlemektedirler.

CASUS VE PROPAGANDIST POSTA GÜVERCINLERI

Konu iletisim oldugunda isin içine baslangiçta tahmin edilemeyen bazi hususlarda katilabiliyor. Türkiye Cumhuriyeti yeni kuruldugu dönemlerden itibaren stratejik önemi nedeni ile çesitli casusluk ve özellikle de 2. Dünya savasi sonrasi soguk savas yillarinda SSCB kaynakli propaganda faaliyetlerinin etkisi altinda kalmistir. Bu faaliyetlerde bir çok araç kullanilmakla birlikte posta güvercinleri de kullanilmistir. Emniyet Genel Müdürlügü arsivleri incelendiginde bu konuda bir çok sasirtici belge ile karsilasilmaktadir. Bu belgeler, Türkiye içinde bulunan ve yabanci ülkeler adina çalisan casuslara yurt disindan gönderilen haberlerden, sadece propaganda amaci ile gönderilen çesitli mektup ve brosürlere kadar degisiklik göstermektedir. Posta güvercinleri ile sürdürülen bu tür faaliyetlerin saptanmasi üzerine, Türk yetkili makamlari çesitli önlemler alarak korunabilme yoluna gitmislerdir. Ilk alinan önlem ayagi halkali her türlü kusun sag ve diri olarak bulunmasi halinde yetkili makamlara teslim edilmesi zorunlulugunun getirilmis olmasidir. 1938 yilinda o dönemdeki adi Dahiliye Vekaleti olan Içisleri Bakanligindan bütün valiliklere gönderilen belgelerden bunu anlamaktayiz. Bu zorunluluk sonraki yillarda da bazi degisikliklerle birlikte devam etmistir. Bu uygulamaya bagli olarak ele geçen her türlü ayagi halkali kusun Içisleri bakanligina ve posta güvercinlerinin de en yakin askeri garnizona teslim edilmeleri gerekmektedir. Bu uygulama Türk ordusunda kullanilan posta güvercinleri ile yabanci ülkelere ait posta güvercinlerini de içermektedir. (O yillarda Türk ordusunda haberlesme amaci ile kullanilan posta güvercinlerinin ayaginda alüminyum bir halka ve selloloit bir bilezik bulunmaktadir. Alüminyum halka üzerinde Türkiye Cumhuriyeti’nin simgesi olan T.C isareti ve kusun numarasi yazilidir.) Bu uygulama ile casusluk faaliyetleri engellenmeye çalisilirken bazi bilimsel çalismalar da istenmeden engellenir hale gelmistir. Çünkü kuslarin ayagina takilan halkalar sadece casusluk ve propaganda amaçli degil, çogunlukla bilimsel amaçlarla takilmaktadir. Bilimsel amaçlarla ve özellikle kuslarin göç yolarinin saptanabilmesi amaci ile yapilan halkalama çalismalari sonucu, bugün kuslar hakkinda bir çok bilgi elde etmis durumdayiz. Uluslar arasi ornitoloji (kusbilim) birliklerinin aldigi kararlar geregi bu tür kuslarin tasidiklari numaralarin ait olduklari istasyonlara bildirilmeleri gerekmektedir. Türk hükümetlerinin ilgili birliklerce uyarilmasi üzerine, ilk tedbir olarak bu konudaki haberlerin basina yansimasi yasaklanmistir. Böylelikle hem ülkemizin uluslar arasi topluluklarda bilime destek olmayan görüntüsü kismen engellenmek istenmis hem de casuslarin bu bilgileri gazeteden ögrenmelerinin önüne geçilmeye çalisilmistir. Çünkü gazete haberlerinde kusun ayaginda bulunan mesaj aynen yayinlanmaktaydi. Bu konuda Emniyet Müdürlügü arsivinde, Içisleri Bakanligi tarafindan 1938 ile 1960 yillari arasinda valiliklere gönderilmis bir çok uyari yazisi bulunmaktadir. Daha sonra haber tasiyan ayagi halkali güvercinlerle bilimsel amaçli halkali kuslar birbirinden ayrilma yoluna gidilmistir. Bilimsel amaçli kuslarin Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Enstitüsü Müdürlügüne gönderilmesine karar verilmistir. Bu konuda bakanlik ve üniversite arasinda 1958 tarihli yazisma belgeleri mevcuttur. Üniversite daha sonra bunlari biriktirip yillik olarak yayinlama yoluna gitmistir. Böylece bilimsel çalismalara destek olunma yoluna gidilmistir. Örnegin 1952 yili ile 1953 yillari arasinda ele geçirilen ayagi halkali kus sayisi 64 tanedir. Ilgili üniversitenin 1961 yilinda listeledigi ayagi halkali kus sayisi ise 24 tanedir. Bu yillarda ayaginda bir posta muhafazasi içinde yazili bilgiler tasiyan bir çok posta güvercini çesitli sekillerde ele geçirilmistir. Emniyet Genel Müdürlügü arsivlerinde bu konuda çesitli belgeler bulunmaktadir. Ben burada konuyu fazla uzatmamak açisindan bunlardan birkaç örnek asagiya aktarmak istiyorum.

- 12 Kasim 1954, Kirklareli Vize ilçesi yakinlarinda bulunan ölü bir posta güvercinin ayagindan çikan Bulgarca notun tercümesi: “BOEF bu güvercini saliyorum. Brodileska patikasinda 430.5 LOLO’ya söyle bize yemek biraksin.”
- 17 Subat 1944, Kars ili Sarikamis ilçesi yakinlarinda canli olarak bulunan bir posta güvercininin ayagindan çikan Rusça notun tercümesi: “Haber veriyorum ki 3 parti gönderdim. Istikameti iyi tayin ediyorlar. Yumusak ve hafif bir hava esiyordu. 12.95 kampi”
- 21 Temmuz 1938, Edirne’de ele geçirilen bir posta güvercininin ayagindan çikan Arapça notun tercümesi: “Onlar baslari üzerinde uçusan kuslari, kanatlarini açip kaparken görmüyorlar mi? O kuslari havada tutan yalniz esirgeyen tanridir. O her seyin iç yüzünü görür. Yoksa esirgeyen tanriya karsi size yardim edecek askeriniz mi vardir? Siz kafirler ancak aldanmaktasiniz. Sayet o rizkinizi tutacak olursa size rizkinizi kim verebilir? Hayir onlar boyun çekmekte ve haktan nefret etmekte ayak dirediler. 16.6.1938”
- 20 Mart 1939, Hatay’in Kirikhan ilçesinde yakalanan Fransizlara ait bir posta güvercininin ayagindan çikan Fransizca notun tercümesi: “14 3 1939 saat 22 –23 raddelerinde Meydanekbez’e 40 müsellah hücum ettiler. Müsellahlar 200 mermi endaht ettiler. Hasarat yoktur. Bir kadini sag omzundan yaraladilar. Müsademeden evvel telefon hatlari Meydanekbez’e 2 km. kala kesilmistir...” Bu notun Kürtdaginda harekat yapan Fransiz birliklerinin kendi iç haberlesmesi oldugu belirlenmistir.
- 12 Ekim 1958, tarihinde Edirne ili Ismailce bölgesinde yakalanan bir posta güvercininin ayagindan çikan Bulgarca notun tercümesi: “Fisre’de traktör, nöbette 2 adam”

FIZIKI ÖZELLIKLERI

Normal güvercinlere göre biraz daha iri yapili ve gramajlidirlar. Düzgün biçimli yuvarlak bir kafa sekilleri vardir. Takka , perçem gibi uçusu engelleyecek özellikleri bulunmaz. Gözler biraz iri olup “inci göz” tabir edilen sekilde olanlari makbuldürler. Göz renkleri kirmizidir. Göz rengi, kus seçiminde alicilar arasinda önemli kriterlerden biridir. Göz çevresi halkasi beyaz renk olup biraz belirgin olmaktadir. Siyah renk olan gaga, orta uzunlukta ve kalinliktadir. Ayaklar paçasiz ve açik kirmizi renktedir. Ayak parmaklari biraz uzundur. Bacaklar da gene biraz uzun ve yay gibi gergin olurlar. Dik duruslu ve gerçekten de sportmen bir görünümü olan güvercinlerdir. Kanatlarini kuyrugun üzerinde tasirlar ve kuyruk 12 telekten olusur. Kanatlarda 10 ar telek bulunur ve en bastaki telegin biraz disa dogru bakmasi tercih nedenidir. Kanat alti örtü tüylerinin düzgün ve iyi gelismis olmasina dikkat edilir. Bu tüyler uçmayi kolaylastirmaktadir. Farkli renk çesitleri bulunmaktadir. Mavi, kirmizi, beyaz gibi renkleri yaygindir. Beyaz ve düz renkleri haricinde kanat üzerinde iki sira koyu tonlu serit bulunmaktadir. Genellikle kanat ve kuyruk kusun kendi renginde olmaktadir. Bazen beyaz ile eslemelerden kaynaklanan ve kanat telekleri beyaz olan kuslara da rastlanmaktadir. Bu tür renk yapilanmalarinin kusun degeri üzerinde bir etkisi yoktur. Bu güvercinlerde asil aranilan özellik uçus performanslaridir. Posta güvercinlerinde kusun soyu çok önemlidir. Her kusun bir seceresi vardir. Kuslarin ayaklarina daha yavru iken takilan markalarda kusun hangi soydan geldigi belirtilir. Bu markanin karsiligi olan bir de kart olur. Buna “Pedigre” denilir ve bir çesit kusun nüfus kagidi gibidir. Kalitesi test edilmis bilinen soylarin devam ettirilmesi gerekmektedir. Posta güvercini yetistiricileri soyu belli olmayan kuslari kesinlikle almazlar. Bu tür kuslar degersiz olarak kabul edilmektedir. Hatta bu konuda Belçikalilarin atasözü haline gelmis bir sözü vardir. “Iyi soy aldatmaz” denilir.

POSTA GÜVERCINLERINDE SEÇIM VE GÖZLERIN ÖNEMI

Evcil güvercin irklarinin tümünde gözler irkin safligini test etmede önemli bir göstergedir. Usta yetistiriciler kusun gözlerine bakip kaninda kirilma olup olmadigini anlama yetisine sahiptirler. Posta güvercinlerinde ise gözler daha da önemlidir. Posta güvercini yetistiricilerimizden Rahmi Bozkir’in “göz teorisi” olarak adlandirdigi görüslerine burada kendi anlatimi ile aynen yer vermek istiyorum. Göz teorisi posta güvercinlerinde aranilan fiziksel vasiflarla ilgili olarak ortaya atilan diger teorilerle beraber kus seçmelerinde kullanilan bazi vasiflardan bir tanesidir. Genel anlamda konuya bakacak olursak bu vasiflar su sekilde siralanabilir. Göz, kanat, kuyruk, ayak, balans, vücut yapisi, tüy kalitesi vs. gibi. Bütün bu gözle görülen ve istenilen vasiflar kusun mükemmel bir yarisçi veya damizlik olmasina yetmez. Sonuç itibariyle kimi kusçular kus seçiminde bu aranilan vasiflara çok ciddi anlamda önem verirken kimi kusçularda sadece kusun yaris performansini göz önünde bulundurur. Su da bir gerçek ki yarislarda son derece basarili olan bir kus mükemmel bir damizlik olacak diye kimse iddia edemez. Zira kusun yarisçi vasiflarinin üst düzeyde olusu ile damizlik vasiflarinin üst düzeyde olmasi ayni seyler degildir. Sayet bu is bu kadar basit olsaydi 2 tane sampiyon kusu birbirine vurdugumuzda altindan sürekli sampiyon kuslar çikmasi gerekirdi. Bir kusun hakkinda kesin karar vermek için onu damizlikta da deneyip yarislarda verdigi yavrularin performansina bakip buna göre damizlik vasfinin yüksek olup olmadigina karar verebiliriz. Zira en “iyi seçici yaris sepetidir” Kisaca göz teorisinden bahsetmek gerekirse, kuslarin gözünde 5 adet dairesel alan mevcuttur. Bütün uzmanlarin birlestigi tek nokta posta güvercininin göz yapisinda bu 5 halkanin veya dairenin bulunmasi. Bu dairelere verilen isimlerin bazilari kisilere göre degisse de aranilan vasiflar son derece benzerlik arz ediyor.

1-Circle of pupil (Göz bebegi)
2-Circle of adaptation (Göz bebegini çevreleyen daire)
3-Circle of correlation (Iristen önceki son daire)
4-Iris
5-Breeding circle (Damizlik dairesi), (Saglik dairesi) veya yaygin ismi (Vermeyen ring)

1) Göz bebegi: Posta kusunda en önemli özelliklerden bir tanesidir. Rengi siyah olmali ve oval veya yuvarlak olmalidir. Kusun gözünü günes isigina tuttugumuzda göz bebeginin mutlaka buna refleks gösterip adete toplu igne basi gibi küçülmelidir. Iyi bir güvercinde göz bebegi mutlaka küçük olur. Göz bebegi büyük olan güvercinler uzun ve zorlu yarislari bitiremez. Zira bu güvercinlerin gözleri günes isinlarindan çok fazla etkilenir.

2) Göz bebegini çevreleyen daire: Bu dairenin içersinde güvercinlerin yarisçi özeliklerini gösteren yatay ve dikey çizgiler mevcuttur. Bu çizgiler hizi ve kusun takribi mesafeni gösterir. Bunun disinda iyi bir damizlik güvercinde bu dairenin etrafini çevreleyen hat testerenin dislilerini animsatir.

3) Iristen önceki son daire: Bu daire anladigim kadariyla sadece renk ifade ediyor ve vites kuslarinda genis olurken maraton kuslarinda dar oluyor. Birçok rengi vardir. Bunlar sari, yesil, mavi, gri, beyaz, menekse vs. gibidir. Bütün renkler yaris kazanabilir. Sari ve sari yesil kapsamli bir göz rengidir. Beyaz ve gerçek dominant menekse bir numarali damizlik gözüdür. Eslestirmelerde buna dikkat edilir ve zit göz rengine sahip kuslar birbirleri ile eslestirilir.

4) Iris: Genellikle posta güvercinlerinde iris gözdeki en önemli daire olmakla birlikte renk itibariyle kirmizi ve kahverengi vb. gibi çesitlilik arz edebiliyor. Irisin koyu ve canli bir renge sahip olmasi aranilan bir özellik. Ayrica iyi bir yarismacida iris düz bir satha sahip iken iyi bir damizlikta pütürlü olmalidir. Benzetmek gerekirse irise baktiginizda iyi bir damizlikta daglar ve vadileri andiran yükseklik ve düzlükler görülmelidir. Ayrica bu kirmizi rengin arasina kusun göz halkasina bagli olarak beyaz veya siyah gibi renk granüllerinin yer almasi da ayri bir özelliktir. Damizlik güvercinde iris göz bebegi istikametinde yüksekten alçaga dogru inen bir step sergiler.

5) Damizlik dairesi: Gözün en dis çevresinde yer alan son halkadir. Bu halka her kusta mevcut degildir. Bu daire göze kan pompalar ve besler. Kusun saglikli olup olmadigini bu halkaya bakarak anlayabiliriz. Bütün bu anlatilanlar ve yazilanlar sadece bir teoridir. Bu nedenle bu teoriye inanan ve uygulayip basarili olan bir çok kusçu oldugu gibi inanmadigi halde basarili olan kusçular da bulunmaktadir. Burada tercih yapmak kisilere kaliyor. Benim sahsi fikrim fanatigi olmamak sartiyla bütün teorileri dikkate alip kusun aranilan ve istenilen vasiflara sahip olup olmadigina dikkat etmektir. Özellikle damizlik seçiminde göz teorisine yüksek oranda inaniyorum. Ancak son karar asamasinda mutlaka yaris sepetine güvenmeliyiz.

YÖN BULMA YETILERI

Genel olarak güvercinlerin ve özellikle de çok uzun mesafeleri kat eden posta güvercinlerinin yönlerini nasil bulduklari hep merak edilen, hayret uyandiran ve gizemli bir konu olma özelligini korumustur. Bu konuda zaman içinde çesitli görüsler ileri sürülmüs ve bir çok deney yapilmistir. Ilk önceleri güvercinlerin yer yüzü sekillerini ezberledikleri üzerinde durulmustur Daha sonralari ise günesin ve yildizlarin konumlarina bakarak yönlerini ayarlayabildikleri saptanmistir. 1947 yilinda gelistiren yeni bir varsayima göre de güvercinlerin yerin manyetik alanini yön bulma amaci ile kullanabildikleri ortaya çikartilmistir. Dünyadaki manyetik alan, yer kürenin çekirdeginde erimis halde bulunan ve hareketli olan demirden kaynaklanmaktadir. Bu manyetik alan, yer kürenin içinden, okyanuslardan ve atmosferden geçerek bir kutuptan digerine ulasan oval biçimli akis çizgileri seklindedir. Bu ayni bir miknatisin kutuplari arasina demir tozlari serpistirildiginde olusan çizgilere benzemektedir. Yeryüzündeki manyetik akim çizgileri, jeomanyetik ekvatorda yatay durumdayken, kuzeye ve güneye dogru gidildikçe daha dik açilarla kesisir konuma gelir. Alanin siddeti kutuplara yaklasildikça artar. Ekvatorda ise daha zayiftir. Dünyada yasayan bazi canlilarin bu alanin siddetini ve egim açisini saptayabilen Manyereseptör adi verilen alicilara sahip oldugu deneylerle belirlenmistir. Bu alicilara sahip canlilarin bu sistemi yer küre üzerinde alan bulmakta kullandiklari saptanmistir. Bu tür alicilara sahip olan canlilar arasinda bazi mikroorganizmalar, kuslar, balinalar, bazi baliklar bulunmaktadir. Bir tür iç pusula olarak adlandirabilecegimiz bu sistem, güvercinlerde sinir sistemine yuvalanmis küçük manyetik mineral birikimleri ile saglanmaktadir. Güvercinlerin kafataslari ile beyinleri arasinda bulunan bu ferromanyetik tanecikler, yerin manyetik alanina karsi duyarli birimlerdir. Pusulanin ibresi gibi düsünebilecegimiz bu mineral tanecikleri, yeryüzünün manyetik alanindaki degisimlerden etkilenmekte ve ilisikte bulunduklari sinir hücrelerinde bir implus (uyari) meydana getirmektedirler. Bu impluslar sinir sistemi araciligi ile beyine iletilmekte ve güvercin gerekli hareketleri gerçeklestirmektedir. 1947 yilinda gelistirilen bu varsayim uzun yillar genel kabul görmüstür. Ancak son dönemde bu konuda yeni bir varsayim daha ortaya atilmistir. Bu varsayima göre güvercinler, koku duygulari sayesinde hedeflerine ulasabilmektedirler. Koku varsayimi ilk kez 1972 yilinda F. Papi tarafindan ileri sürülmüs ve 1980 yilinda Almanya’da Hans Wallraff tarafindan hafifçe degistirilerek son halini almistir. Bu varsayima göre her cografi bölgenin uçucu maddelerden olusan kendine özgü bir kokusu vardir. Yapilan arastirmalar güvercinlerin yön bulmasina yarayan kokularin havada aeresol halinde degil, molekül halinde bulunduklarini ortaya çikartmistir. Posta güvercinlerinin bu kokulari tek tek tanidiklari düsünülmektedir. Bu güvercinlerin yavrularinin bile farkli yönden esen rüzgarlarin, farkli kokular tasidigini daha uçmaya baslamadan ögrendigi ve yasadigi bölgenin bir koku haritasini çikarttigi kabul edilmektedir. Uçmaya basladiktan sonra ise, farkli bölgelerin kokularinin bu haritaya ilave edilerek haritanin gelistirildigi varsayilmaktadir. Bu konuda bir çok deney yapilmakta ve varsayim desteklenmeye çalisilmaktadir. Özellikle koku alma duyulari geçici olarak köreltilen güvercinlerin tanimadiklari bir bölgeden geri dönemedikleri gözlenmistir. Ancak bölgeyi önceden taniyorlarsa geri gelebilmektedirler. Bugün koku varsayimi genel olarak kabul edilen bir görüs durumundadir. Ancak diger yön bulma yetileri ile birlikte ve duruma göre kullanildigi düsünülmektedir. Bu konudaki çalismalar ve arastirmalar devam etmektedir.

POSTA GÜVERCINLERININ BAKIMI VE YETISTIRILMESI

Posta güvercini yetistirmek, diger güvercin irklari yetistiriciligine göre daha fazla maddi ve manevi özveri gerektirmektedir. Posta güvercini yetistiriciliginde sabir sarttir. Bu güvercinler ayni bir sporcunun olimpiyatlara hazirlanmasi gibi ciddi ve disiplin altinda çalistirilirlar. Bu güvercinlere, düzenli uçus ve yarisa yönelik antrenman uçuslari yaptirilir. Antrenman uçuslari sirasinda belli uzakliklara bir program dahilinde götürülüp birakilmalari gerekmektedir. Bakimli ve saglikli olmalari için çok ciddi anlamda bilgi ve hizmet gereklidir. Belli hastaliklara karsi düzenli asilarinin yapilmasi, beslenme rejimlerinin kusun geçirdigi dönemlere bagli olarak ayarlamasi, sürekli hastalik takibi ve ilaç tedavisi, vitamin ve mineral takviyeleri sarttir. Bütün bunlar, fazladan bir özeni gerektirmektedir. Bu ayni zamanda maddi olarak ek bir bütçe ayrilmasini da zorunlu kilmaktadir. Posta güvercinlerinin bir yil boyunca geçirdigi birbirinden farkli 4 dönem bulunmaktadir. Kusun içinde bulundugu döneme göre uygun bakim uygulanmasi gerekmektedir. Bu dönemleri su sekilde siralayabiliriz.

1 ) Tüy degistirme dönemi
2 ) Kis Dönemi
3 ) Yaris dönemi
4 ) Yavru dönemi

Tüy Degistirme Dönemi : Bu dönem kabaca eylül ayi basindan baslayip aralik ayi basina kadar devam eder. Bu iki aylik dönem içersinde güvercinler eskiyen tüylerini belli bir düzene göre kendiliklerinden degistirirler. Bu ayni zamanda yaklasan kis ayina karsi bir hazirlanma evresidir. Bu dönemde kuslarda asiri bir stres hali vardir. Sürekli kasinir ve gagalari ile tüylerini yolabilirler. Bu dönem çesitli hastaliklara yakalanma açisindan hassas bir dönemdir. Yetistiricilerin uyanik ve dikkatli olmalari gerekir. Kuslarin bu dönemi daha sakin atlatabilmeleri için, tüy dönemi öncesi eslerin birbirinden ayrilmasi yerinde olur. Ayni zamanda tüylerin yenileniyor olmasi fazladan vitamin ihtiyaci dogurur. Beslenme yek karisimlarinin da yeni döneme göre ayarlanmasi gerekir. Tüy degistirme döneminde özellikle A, D, E, B vitaminleri içeren kompleks bir vitamin takviyesi sarttir. Örnegin Polivitamin Forte (Eczacibasi) adli vitamin bu dönem için sularina karistirilarak verilebilir. Bunun yani sira kesinlikle protein takviyesi gereklidir. Çünkü vücut dokularinda önemli görevler yapan proteinler, % 88 oraninda tüylerin yapisi içinde yer alirlar. Protein açisindan yüksek yemlerin basinda mercimek, bezelye, soya fasulyesi, fasulye ve fig sayilabilir. Her yetistiricinin tercihi degismekle birlikte, bu dönem için örnegin söyle bir yem karisimi önerilebilir. % 30 Mercimek, % 25 Bugday, %20 Ak Dari, %20 Misir, %5 kenevir

Kis Dönemi : Bu dönem kabaca aralik ayi basindan baslayip subat ayi basina kadar sürer. Bu dönemde yuvada erkek ve disiler birbirinden ayri tutulurlar. Ancak birbirlerini görmeleri engellenmemelidir. Ayri durmalari bize hem yeni es döneminde istedigimiz çiftleri damizliga ayirabilme olanagi saglar, hem de kuslarin gerekli kizginliga ulasmalarini ve es dönemine iyi ve istekli olarak girmelerini dogurur. Posta güvercinleri kis döneminde fazla uçurulmazlar ve bir tür dinlenmeye alinirlar. Bu dönemin sonlarina dogru kuslarin özellikle PMV 1, Pox, Salmonella gibi hastaliklara karsi asilatilmasi uygundur. Ayni zamanda diger hastaliklara ve özellikle CRD ve Trichomonas gibi hastaliklara karsi tedavi bakim uygulanir. Iç parazit ve Cocidiosis olasiligina karsi önlemler alinir. Gerçekten saglikli olduguna inanilan kuslar es dönemi için damizlik olarak ayrilir ve yaris dönemi için hazirlanirlar. Kis döneminde kuslarin fazla yaglanmalarini önlemek gereklidir. Bu dönemde kuslar fazla uçurulmadiklarindan yaglanma egiliminde olurlar. Bu açidan verilen yem oranlari yeniden ayarlanir. Yag orani yüksek olan kenevir, yulaf, misir ve dari gibi yemler azaltilir ya da hiç verilmez. Bu dönem için örnegin söyle bir yem karisimi uygulanabilir. % 30 Bugday, %30 Misir, % 20 Mercimek, %20 Ak Dari.

Yaris Dönemi : Mart, Nisan ve Mayis gibi bahar aylari posta güvercinlerinde yaris dönemi olarak kabul edilir. Bu dönemde yaris için ayrilan kuslar belli bir uçus antrenmanina tabi tutulur ve yarisa hazir hale getirilirler. Yaris için ayrilan kuslar en saglikli ve en güvenilir kuslar olmalidir. Antrenmanlarin baslamasi ve yaris sezonunun açilmasi ile birlikte kuslara uygulanan beslenme rejimi de degistirilir. Bu dönem bol enerji veren karbonhidrat agirlikli bir beslenme daha uygundur. Karbonhidrat orani yüksek yemlerden, Bugday, Misir, Arpa, Ak Dari gibi yemlerin oranlari artirilir. Yemlere bazi takviyeler yapilabilir. Söyle bir yem karisim orani uygulanabilir. % 20 Bugday, %20 Misir, %20 Ak Dari, % 20 Pirinç, %20 Mercimek. Yaris döneminde gene vitamin ve mineral takviyeleri kuslarimizi güçlü tutacaktir. Vitamin olarak Polivitamin Forte, (Eczacibasi) mineral olarak Depomin Oral Solüsyon (Vetas) belli araliklarla takviye olarak verilebilir.

Yavru Dönemi : Subat ayinin ortalari ya da en geç mart ayinin basindan itibaren güvercinlerde yavru dönemi baslar. Bu dönemde damizlik olarak ayrilan güvercinler kendileri için hazirlanmis özel damizlik bölümde ese atilarak yavru dönemi baslatilir. Damizliga ayrilan kuslarin, yavru dönemi öncesinde bütün hastaliklara ve parazitlere karsi bakimlarinin, kontrollerinin ve asilarinin yapilmis olmasi gerekir. Unutulmamasi gerekir ki saglikli yavrular ancak saglikli damizliklardan alinabilir. Yavru dönemi kuslarin özellikle vitamin ve mineral ihtiyaçlarinin arttigi bir dönemdir. Özellikle E vitamini yavru verimini artirici etki yapmaktadir. Bu dönemde E vitamini içeren vitamin takviyeleri uygun olur. (Evisel oral solüsyon) Mineral olarak da özellikle kalsiyum ihtiyaci çok fazladir. Bilindigi gibi yumurta kabugu kalsiyumdan olusmaktadir. Bu dönemde damizlik bölümünden çesitli mineraller içeren grit taslari eksik edilmemeli ve ayrica sularina mineral takviyesi (Depomin oral solüsyon) yapilmalidir. Yem karisimlari ise protein, karbonhidrat, yag ve selüloz açisindan hepsini uygun oranlarda kapsayacak sekilde daha dengeli olmalidir. Protein miktari biraz fazla tutulabilir. Söyle bir karisim kullanilabilir. % 25 Mercimek, %25 Ak Dari, % 25 Bugday, %20 Misir, %5 kenevir. Bu dönem için yurt disinda özel hazirlanmis damizlik ve yavru yemleri bulunmaktadir. Genellikle iyi yetistiriciler bu tür özel karisimlari tercih ederler.

ALISTIRMA VE ANTRENMAN

Posta güvercinlerinin yasam süreleri 10–15 yil kadardir. Bu süre iyi bir bakimla en çok 20 yila kadar çikabilmektedir. Yavru posta güvercinleri 30–40 günlük olduklarinda yem yiyebilecek ve su içebilecek hale gelirler. Bu duruma gelen güvercinler ana ve babalarinin yanindan ayrilirlar ve yavrular için hazirlanmis ayri bir bölüme konulurlar. Böylece diger kuslardan gelebilecek zararlarin önüne geçildigi gibi, daha fazla yem yiyerek gelismeleri hizlandirilmis olur. Bu dönemde yavrular, özel yavru yemi ile beslenmeye baslarlar. Önlerinde her zaman yem, temiz su ve grit tasi bulunmasinda yarar vardir. Her gün düzenli olarak gözlenerek gelismeleri kontrol altinda tutulur. Zaman zaman salma önüne çikmalarina izin verilir ve tekrar geri içeri girmeleri saglanir. Böylece kendi yerlerini ve konumlarini ögrenmelerine çaba sarf edilir. Yaris salmasindan yuvaya geri girmeyi ögrenmesi biraz zaman alir. Bu konuda sabirli olunmalidir. Posta güvercinleri kanattan ilk tüylerini attiktan sonra form tutmaya baslarlar. Bu süre yaklasik 6–8 hafta kadardir. Bu asamaya gelen kuslar grupla birlikte fazla zorlanmaksizin uçurulmaya baslarlar. Uçurulma öncesi yuva ve etrafini görebilecek bir konumda olmalarinda yarar vardir. Uçuslar sabah ve aksam üzerleri olmak üzere günde iki kez tekrarlanmalidir. Yavrularin mesafe uçurulmaya baslamalari için, toplu uçus sirasinda yuvadan iyice uzaklasip havada gözden kaybolmaya baslamalari beklenir. Her uçusta bunu tekrarlayan kus artik mesafe uçurulmaya hazir hale gelmis demektir. Mesafe uçmaya alismalari için ilk önce gene grup halinde en fazla 5 km. uzaga götürülüp toplu olarak birakilirlar. Geri dönmeyi basaran yavrular için yavas yavas mesafe artirilmaya baslanir. Örnegin her seferde mesafe 5 km. daha artirilir. 30–40 km. kadar uzakliktan birakilan kuslar geri gelebiliyorlarsa, artik toplu antrenmanlara son verilir ve kuslar belli araliklarla tek tek birakilmaya baslanir. Bu asamada kusun birakilacagi uzakligin tespitinde eskiden beri uygulanan klasik yöntemlerden biri, bir önceki uzakligin yarisi kadar kilometreyi, bir önceki uzakliga ekleyerek yeni uçus uzakligini bulmak seklindedir. Yani kus 50 km.den birakildiginda geri gelmisse, ikinci uçus uzakligi 50/2 = 25, 50 + 25 = 75 olarak hesaplanabilir. Ilk birakilan kus gözden iyice kaybolduktan sonra ikincisi birakilmalidir. Böylelikle kuslarin birbirini takip etmeleri önlenir. Amaç kuslarin kendi yeteneklerini gelistirmesini saglamaktir. Yarisacak kapasiteye gelebilmeleri için ise 2 yasini doldurmalari gerekmektedir. Bu süre içersinde kus belli asamalardan geçerek gelisir ve yarisabilecek konuma getirilir. Kus yuvasina geri döndügünde salma girisinden yuvanin içine girmesi sarttir. Bunu saglayabilmek için belli bir egitim uygulanir. Öncelikle kuslar hiçbir zaman tok karina uçurulmazlar. Yuvasina geri döndügünde yeminin ve suyunun kendisini o delikten girdiginde beklediginden emin olmalidir. Özetle kuslara uygulanacak egitimin temelinde açlik ve beklenen davranisin gerçeklestiginde açliginda giderilmesi seklindedir.

YARISLAR

Posta güvercinleri soylarindaki genetik yapiya göre belli mesafeleri daha iyi uçabilirler. Bu özellikleri bakimindan kabaca kisa, orta ve uzun mesafe uçuculari olarak 3 gruba ayrilarak degerlendirilirler. Uzun mesafe uçanlar ise günlük ve gün asiri olarak iki kisimda incelenebilirler. Kisa mesafe uçanlar, 100–300 km. arasi uçan kuslardir. Bunlar “vites” olarak adlandirilmaktadir. Orta mesafe uçanlar, 300–600 km. arasi uçanlardir. 600–1200 km. arasi uçanlar ise uzun mesafe uçucularidir. Bunlar da “maraton” olarak adlandirilirlar. Kusun hangi mesafede basarisi daha iyi ise o mesafede yarisa sokulmasi gerekmektedir. Bir de “all round” olarak bilinen ve bütün mesafeleri iyi uçabilen kuslar bulunmaktadir. Maraton uçuslarinda kuslar 12–14 saat arasi uçmaktadirlar. Bu tür bir uçus sirasinda ortalama 1000 km.yi 11 saatte kat etmektedirler. Gece bile uçan kuslar oldugu gibi uçus sirasinda mola verip dinlenen kuslarda olmaktadir. Güvercinin uçtugu mesafe harcanan zamana bölünerek hizi bulunur ve böylece hangi güvercinin en yüksek hiza ulastigi saptanir. Saatteki hizlari 90–145 km. arasinda degisebilmektedir. Posta güvercini yarislari ülkemizde bu alanda etkinlikler sürdüren dernekler araciligi ile düzenlenmektedir. Bu tür dernekler basta Istanbul olmak üzere ülkemizin farkli illerinde bulunmaktadir. Pasta güvercini yarislarina ülkemizde ilgi, Avrupa ülkelerinde oldugu kadar olmasa bile fazladir. Istanbul’da bu alanda etkinlik gösteren 13 tane dernek bulunmaktadir. Bu derneklere üye yaklasik 2000 güvercin meraklisi bu sporu sürdürmektedir. Gene Istanbul’da 10.000’in üzerinde posta güvercini bulunmaktadir. Ilgili dernekler yaris gününü ve hangi etaplar arasi yapilacagini önceden bildirirler. Yarislara katilabilmek için katilimcilardan dernek tarafindan belirlenen bir ücret alinir. Tüm katilimcilardan toplanacak olan para, yaris sonunda ilk üç dereceye giren katilimcilar arasinda belli bir orana göre paylastirilir. Her katilimcinin bu yarislar için hazirlanmis özel bir yaris saati olmasi gerekir. Bu saat sayesinde her kusun geri dönüs zamani tam olarak belirlenebilir. Yaris günü geldiginde yaris kaydi yapilmis olan tüm güvercinler hareket noktasinda toplanirlar. Yarisin baslatilacagi yere gönderilmek üzere nakliye aracina bindirilirler. Güvercinlerin nakledildigi araçlarin içi güvercinler için özel olarak düzenlenmistir. Klima ve havalandirma sistemine sahiptirler. Yarisin baslatilacagi yere nakledilen güvercinler burada yarisin baslangiç saatinde ayni anda saliverilirler. Böylece yaris baslamis olur. Hangi güvercin en önce yuvasina gelirse, yarisi o güvercin kazanmis olur. Güvercin sahipleri ellerindeki özel yaris saatleri ile bu dönüsü belgelerler. Ülkemizde bu yarislar, Izmit, Istanbul, Diyarbakir, Kayseri, Bursa, Manisa gibi illerimizden baslatilmaktadir. Örnegin 2002 yilinda Diyarbakir-Izmit arasinda 10 yaris düzenlenmistir. Yaris sonrasi yuvaya geri dönme yüzdesi bütün katilimcilar hesaba katilarak % 30 civarinda olmaktadir. Bu rakam aslinda ciddi oranda bir kusun yarislar sirasinda yok oldugu anlamina gelmektedir. Yuvaya geri dönememe sebepleri arasinda, yön bulamamanin yani sira yirtici kuslara yem olma ve hatta ne yazik ki avcilar tarafindan avlanilma bile bulunmaktadir. Bu yarismalari yillar boyunca sürekli kazanan ya da dereceye giren kümeslerin bu konuda istikrarli olduklari kabul edilmektedir. Yaris yüzdesi % 60’in altina düsmeyen kümeslerin basarili olduklari söylenebilir. Yoksa sadece bir yil yaris kazanmak önemli degildir. Bunun yani sira bir yarismacinin yarisa getirdigi kuslarin gene % 60’inin yarista iyi performans gösteriyor olmasi bir basari göstergesi olarak kabul edilebilir. Yarismaci yarisa 20 tane kus getirir ama sadece biri basarili olursa bu çok makbul degildir. En az 12 tanesi basarili olursa bu bir istikrar göstergesidir. Bu yarislarda aslinda yarisan sadece kuslar degildir. Asil yaris yetistiriciler arasindadir. Bu uzun soluklu, sportmence yürütülmesi gereken tatli bir rekabettir.

HAVA KOSULLARI

Posta güvercini yetistirenler gerek yarislar gerekse antrenmanlar sirasinda hava kosullarinin iyi gözlemek ve dikkate almak durumundadirlar. Yetistiriciler uçus öncesi hava ve rüzgarin durumu ile ilgili bilgileri meteorolojiden aldiktan sonra uçusa karar vermelidirler. Bu özellikle uzun uçuslar için gereklidir. Hava sartlarinin uçus için uygun olmadigi zamanlarda kuslar uçurulmamalidirlar. Bu sartlari su sekilde özetleyebiliriz.

1) Yagisli havalarda kuslar uçurulmazlar. Kar ya da yagmur yagdigi sartlarda, yagis olmasa bile havanin yagma ihtimalinin fazla oldugu durumlarda, kuslari uçurmak uygun degildir.
2) Sis ya da benzeri nedenlerle görüs mesafesinin azaldigi durumlarda, eger görüs mesafemiz 5 km.den az ise kuslar uçurulmazlar.
3) Siddetli rüzgarin oldugu havalarda, eger rüzgarin hizi saatte 35–40 km.den fazla ise kus uçurulmazlar.
4) Asiri sicak havalarda, örnegin hava sicakligi 30–35 dereceden fazla ise kuslar uçurulmazlar.

Bunun yani sira hava kosullarinin uçus için daha uygun oldugu anlar da vardir. Bu kosullari söyle siralayabiliriz.

1 ) Hava sicakliginin 10–15 derece arasinda oldugu zamanlar.
2 ) Görüs mesafesinin 20 km.den fazla oldugu havalar.
3 ) Kuru havalar.
4 ) Rüzgarin yönü ile güvercinlerin uçacagi yönün ayni oldugu durumlar.

POSTA GÜVERCINLERI ILE HABERLESME NASIL YAPILIR ?

Genellikle güvercin yetistiriciligi üzerine bilgisi olmayan kisilerin en çok merak ettikleri soru sanirim budur. Günümüzde posta güvercinlerinin haberlesme amaçli kullanimi pek kalmamistir. Haberlesmenin yerini yaris amaçli kullanimlar almistir. Eger posta güvercinleri haberlesme amaci ile kullanilacaklarsa, bu sistem, duruma göre tek tarafli ya da iki tarafli olarak iki sekilde düzenlenebilir.

TEK TARAFLI DÜZENLEME: Bu düzenlemede, iki nokta bulunur. Bunlardan biri sabittir, digeri ise degisebilir. Sabit nokta haberin gidecegi adrestir. Bu adres kusun yetistirildigi ve yuvasinin ve esinin bulundugu yerdir. Degisken nokta ise kusun uçus mesafesi içersinde herhangi bir yer olabilir. Özetle kus yuvasindan alinir ve uçus mesafesi içersinde herhangi bir yere götürülüp beslenmeye baslanir. Dikkat edilecek nokta kuslarin es olarak alinmamasi gerekliligidir. Eslerden sadece biri götürülür. Diger es yuvada birakilir. Kus götürüldügü yerde uzun süre bulundurulabilir. Bu süre 1–2 sene hatta daha fazla bile olabilir. 5–10 yil sonra yuvasina geri dönen kuslarin oldugu bilinmektedir. Kus götürüldügü yerde baska bir güvercinle eslestirilmez ve tek olarak bakilir. Bu kus birakildiginda mutlaka ilk yuvasina ve ayrildigi esine geri döner. Böylece kusu götüren kisi, kusun ayagina haber baglayarak serbest biraktiginda kusun ilk yuvasinin bulundugu yere haber gönderebilir. Eskiden savaslarda ön cephede hareketli halde bulunan birlikler, sabit olan merkez karargahlari ile bu sekilde haberlesiyorlardi. Günümüzde düzenlenen posta güvercinleri yarismalarinda kullanilan yöntem ve mantik aynidir.

IKI TARAFLI DÜZENLEME: Bu düzenlemede de iki nokta vardir ancak noktalarin ikisi de sabittir. Örnegin biri Ankara’da digeri Konya’da bulunan iki posta güvercini yetistiricisi karsilikli olarak kuslarini degisirler. Degisim sirasinda kuslar es olarak degil tek olarak verilirler. Degisilen kus sayisi kadar haber gönderebilme olanagi bulunmaktadir. Böylece Ankara’daki yetistirici Konya’dan getirdigi kusu saliverdiginde kusun gidecegi adres bellidir. Haber Konya’ya ulasir. Konya’daki yetistirici de buna cevap vermek isterse, Ankara’dan getirdigi güvercinlerden birini saliverir. Böylelikle sabit iki nokta arasinda karsilikli haberlesme saglanabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta kuslarin götürüldükleri yeni yuvalarinda baska kuslarla eslestirilmemeleri ve tek olarak bakilmalari gerektigidir. Eskiden savaslarda birbirinden belli bir uzaklikta bulunan iki kale arasinda haberlesme bu sekilde saglaniyordu.

Beşeri hekimlik insan içinse Veteriner Hekimlik insanlık içindir.
Denilebilir ki insan hekimliği veteriner' in yanında okyanusa karşı iç deniz gibidir... 'İsmet İnönü - 1943'
Bilgi, paylaşıldıkça çoğalır.
Kör bir kurşun kalem dahi, keskin bir hafızadan daha iyidir.

https://vetrehberi.com