Kumru Irkı Güvercinler

Başlatan eXcaLibuN, 06 Mayıs 2009, 19:36:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

eXcaLibuN

Ülkemizde “Kumru” ya da “Kuskumru” gibi adlarla bilinen bu güvercinler, oldukça minyon yapilari ile dikkati çekerler. Ufak yapili ve sevimli bir görünümleri vardir. Kumru olarak adlandirilmalarinin temelinde özellikle bas biçimlerinin kumruya (Streptopelia decaocto) benzemesinin rol oynadigi düsünülmektedir. Iyi bir kumrunun gövdesinin ufak olmasi aranilan bir niteliktir.

ÖTÜS BIÇIMLERI

Ötücü irklarimiz arasinda yer alan bu güvercinlerin en önemli özellikleri “dem çekme” adi verilen sekilde ötmeleridir. Dünyada bu güvercinler genel olarak Ingilizce borazanci anlamina gelen “Trumpeter” adi ile taninmaktadirlar. Dünya üzerinde Trumpeter irklarinin bir çok çesidi bulunmaktadir. Ülkemizde bu irktan Kumru, Ankut, Demkes, Buhara ve Bayburt olmak üzere 5 ayri irk yetistirilmektedir. Her birinin kendine özgü ötüs biçimi bulunmakla birlikte, bu irklarin ortak özellikleri “Dem Çekme” adi verilen ötüs sekilleridir. Dem çekme tabiri, tasavvuf müziginde ve genel olarak Türk müziginde dogaçlama olarak yapilan sunum sirasinda sazlardan birinin soliste sürekli ya da aralikli olarak eslik etmesi anlamina gelir. Bu daha çok solistin detone olmamasi amaci ile yapilir. Bu güvercinlerin ötüsü dem çekmeye benzetilmektedir.

Kumru irki, ülkemizdeki diger ötücü irklar olan Demkes ve Ankuttan daha iyi dem çekmesi ile bilinir. Demkes ve Ankut tek ses çikarttiklari halde kumru sesini yükseltip alçaltabilmekte ve farkli sesler çikarabilmektedir. 1 saat kadar dem çekenleri bulunan kumrularin, ses olarak ince sesli (tiz sesli) olanlari daha degerli olarak kabul edilirler. Kumrularin ötüsü sirasinda “tardan düsme” olarak tabir edilen sekilde bazen sesin tonunu kaybettikleri olur. Bu güvercinlerin uçarken havada bile ötüslerini sürdürmeleri ilginçtir. Daha çok erkek güvercinler eslerine kur yaparken ötüslerini sergilerler. Bu güvercinlerin özellikle öterken klasik bir durus biçimleri vardir. Kafa hafif öne dogru uzatilir ve asagiya dogru egilerek dururlar. Öterken kendi etrafinda yanim daireler çizmek ve kafayi asagi yukari sallamak gibi davranislar gösterirler.

Günümüzde ötüs seklinin gelistirilebilmesi için, üveyik (Streptopelia turtur ve Streptopelia orientalis) türleri ile çesitli eslestirmeler yapildigi bilinmektedir. Üveyiklerle yapilan eslemeler sonrasinda kaliteli yavrular elde edilebilmektedir. Bu yavrular hem çok dayanikli olmakta hem de iyi ötmektedirler. Ancak bu yavrular kisir olmakta ve üreme yetenekleri bulunmamaktadir.

KUMRU IRKININ KÖKENI

Kumru irkinin köken olarak “Arap Trumpeter” irkindan gelme oldugu düsünülmektedir. Bazi yetistiriciler ise tam tersi görüstedirler yani Arap Trumpeter irkinin kumrulardan köken aldigi görüsü dile getirilmektedir. Ülkemizdeki kumrularin fiziki görünüslerinden çok ötüs biçimleriyle Arap Trumpeter irkina benzedikleri söylenebilir. Kökenleri konusundaki farkli yaklasimlar bir yana, Kumru irki güvercinlerin, ülkemizde uzun zaman içersinde sürdürülmüs olan islah çalismalari sonrasi irka yeni özellikler kazandirilarak gelistirilmis olduklari bir gerçektir. Dolayisiyla günümüzde kumrularin, dünyada Anadolu kökenli olarak kabul edilmesinin temelinde bu olay vardir. Türkiye’de en çok Sivas ve çevresindeki iller ile Sivas’a bagli ilçelerde yaygin olarak yetistirilmektedirler. Hatta bu nedenle ülkemizde “Sivas Kumrusu” adi ile de bilinirler.

UÇUS ÖZELLIKLERI VE FIZIKI YAPILARI

Kumru irki güvercinler, ötüsleri için yetistirildiklerinden uçucu özellikleri fazla gelismis degildir. Kisa süreli ve sik uçan bir kustur. Grup olarak uçmayi tercih ederler. Çiftler birbirinden ayri uçmayi sevmezler. Özellikle erkek kumrular disilerine çok baglidirlar ve uçarken de yerdeyken de hep birlikte olmak isterler. Uçurulduklarinda düz uçarlar. Yere inmekte herhangi bir zorluklari yoktur. Açik alanlarda toplu halde yayilmayi severler. Bu nedenle daha çok eski tip avlulu evlerde yaygin olarak yetistirilmektedirler. Ufak yapili olan bu kuslarin ayaklari paçasiz olur. Ayak renkleri kirmizidir. Orta büyüklükte ve kalinlikta bir gaga yapilari vardir. Gaga renginin kemik rengi olmasi tercih edilir. Koyu (siyah) renk gagali olanlari da bulunur. Gözler biraz iri ve mutlaka koyu siyah olmalidir. Kusun rengi ne olursa olsun göz rengi degismemelidir. Göz çevresi eti belirgin olmaz. Bu güvercinlerin tepeli tipleri bulunmaz.

Çok iyi bir bakici olan kumrularin yavrularina olan düskünlükleri ve yavru verimlilikleri üst düzeydedir. Karakter olarak son derece sakin bir yapilari olan bu güvercinler, eslerin birbirine bagliliklari ve yuvalarina alismakta gösterdikleri sasirtici süratle dikkati çekerler. Örnegin bir çift kumruyu alip herhangi bir yerde bir karton kutu içine birakirsaniz burayi yuva olarak benimsemeleri bir dakikayi geçmez. Kendi yuvalarini korumakta diger güvercinlere karsi çok hassas ve katidirlar. Hatta öyle ki yuvalarina müdahale eden yetistiricilerine bile agresif davranislar gösterirler.

RENK ÇESITLERI

Kumrularin bir çok renk çesidi görülebilir. Siyah, beyaz ve alacali renkte olanlari yaygindir. Degerli olarak kabul edilen renkleri, Arap, Beyaz ve Mordur. Bu renklerden düz renkler olabildigi gibi bu renklerin beyazlarla eslesmesi sonucu gelisen alacali renklere de çok rastlanir. Alaca olanlarda vücudun farkli bölgelerinde yamalar halinde serpilmis biçimde beyazliklar göze çarpar. Özellikle alacalarda sadece kanat telekleri beyaz olanlar ile akkuyruk ve kanat kuyruk beyaz olup diger taraflari renkli olanlari da bulunmaktadir.

Beşeri hekimlik insan içinse Veteriner Hekimlik insanlık içindir.
Denilebilir ki insan hekimliği veteriner' in yanında okyanusa karşı iç deniz gibidir... 'İsmet İnönü - 1943'
Bilgi, paylaşıldıkça çoğalır.
Kör bir kurşun kalem dahi, keskin bir hafızadan daha iyidir.

https://vetrehberi.com