Kanatlıların Ürogenital Sistemi

Başlatan m.çetin, 11 Temmuz 2009, 20:47:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

m.çetin

KANATLI ÜROGENİTAL SİSTEMİ

            Ürogenital sistem başlığı adı altında birleştirilen belirli organlar, fonksiyonlarının tamamen farklı olmasına rağmen, mezoderm tabakasından orijin almaları nedeniyle tek bir başlık adı altında toplanmıştır. Üriner organlar salgı yapıcı özelliklerinin yanında vücuttaki su elektrolit dengesinin sağlanmasında da rol oynayarak  osmoregülasyon yaparlar.

BÖBREKLER(RENES)
Kanatlılarda  da memelilerde olduğu gibi bir çift böbrek ve üreter olmasına rağmen farklı özellik gösterir. Örneğin pelvis renalis, calix renalis, papilla renalisler bulunmaz.
Böbrekler columna vertebralis boyunca altıncı costanın vertebral nihayetinden os lumbosacralenin fossa iliacasına kadar devam eden her biri parmak uzunluğundaki üç londan olşan oluşumlardır. Renkleri taşıdıkları kana göre açık pembeden koyu kahve kırmızıya dönüşebilir.

Böbrek genelde üç lob gösterir anca bu loblar bazen dört lob olarakta gözlenebilir. Bu loblar :
1)   lobus cranialis
2)   lobus medius
3)   lobus caudalistir. 

Böbreğin lobus cranialisi ve lobus mediusu ventralde bir yarıkla ayrılır. Buradan a.v. iliaca  externaya geçer. Yine lobus caudalisve lobus medius arasındaki yarıkta a.ischiadica ya geçer.
Bir böbreğin temel yapısı nefronlardır. Nefronlar idrar oluşumunda filtrasyon, reabsorbsiyon ve sekresyondur. Filtrasyon renal corpuscullerde yapılır.  Calix renalis
Kanatlı böbreğinde Calix renalis ve pelvis renalis yerine bir grup toplama kanlcığı vardır ve böbreği medial sınırından terk ederek direkt ureter’in içine açılırlar.


URETERLER
Her böbregin medial kenarı üzerinden caudale dogru seyreder, erkeklerde ductus deferens in medialinde dişilerde sol tubae uterina nın sagından gecerek cloaca nın uredeum una açılırlar.Ureterler a.pudentalis tarafından beslenirler.





ORGANA GENİTALİA(ÜREME ORGANLARI)
Organa Genitalia Masculina(erkek üreme organları)
Testisler
Gençlerde bugday tanesi kadar,erginlerde fasülye şeklinde oval veya yuvarlaktır.Reprodüktif dönemde özellikle yabani kanatlılarda şekil degişikligi görülebilir.Sol testis sag testisden daima büyüktür.Bazen de sadece bir testis (monorchie) bulunur veya bir testis ikiye ayrılır.Tam columna vertebralis in ventralinde yer alırlar.Her iki tarafta böbreklerin cranial loplarının cranioventral inde bulunur.Testis visceroperitoneal torba içinde bulunur ve burada proventriculus, karaciger ve bagırsaklar median olarakda aorta ve v.cava caudalis ile ilişkilidir.Testisin rengi sakin  dönemde beyaza kadar degişir.Güvercinlerde her zaman diger kuşlarda ise kızgınlık döneminde beyaz renktedir.Kanatlılarda testisler vücut agırlıgına göre oranlanırsa memeli testislerinden çok daha büyük oldukları görülür.Örnegin üreme mevsimi boyunca horozun testisi 35-60mm uzunlugunda  25-30mm çapındadır.Tüy dökme döneminde bu ebatlar 10-19mm uzunluk ve 10-15mm çapındadır.

      Testisler fibröz yapıdaki tunica albuginea ile sarılmıştır, tunica albuginea yıda dıştan periton  örtmüştür.Testis ler kıvrımlar yaparak seyreder ve bag doku ile birleştirilen ince sperma kanalcıklarından tubuli seminiferi contortilerden yapılmıştır.Üreme mevsiminde ductus deferens in uzunluk ve çapında belirgin bir oranda artış oldugu ve çok sayıda yeni kıvrımların şekillendigi görülmüştür.Bu dönemde ductus deferens sperma dolu deposu olarak görev yapar ve spermanın renginin beyaz olması dikkat çeker.Hacim olarak spermatozoitler ler vücut un en küçük hücreleridir.Buna ragmen uzunlukları dikkat çekicidir.Horoz un  spermatozoit i 90-100mm, güvercininki ise 180µm dir ve en uzun bölgesi kuyrugudur.
       Birçok kanatlıda memelideki gibi penis yoktur veya rudimenterdir.Horoz da rudimenter olarak mevcuttur, güvercinlerde ise yoktur.Birçok yüzücü kuşta örnegin kugu,ördek ve deve kuşunda çiftleşme organı penis mevcuttur.
       Çiftleşme anında penis özel kaslarla dışarı çekilir muskuler özellikdeki ductus deferens in ritmik kontraksiyonları ile sperma, kanal şekline dönüşen bir oluşumla dişinin cloaca sına akıtılır.Kuşlarda ereksiyon memelilerdeki gibi kanla degil lenf sıvısıyla olur.
       Penis ereksiyon durumda farklı uzunlukta olabilir.Örneğin penis kaz ve ördekte ereksiyon durumunda ortalama bir parmak uzunlugundadır.Deve kuşunda ise tahminen 20cm uzunlugunda ve 3 köşelidir.Kazda 7-9cm, ördekde 6-8cm dir.Penis olmayan kuşlarda cloacalar agız agıza gelir proctodeumların kabarması sonucu çiftleşme anında anında spermalar zaten kabarmış olan vaginaya aktarılır.

EJEKULAT (Semen)
Semen spermatoza; ve epididymis’in sekresyonundan oluşur. Horozlarda 0.8-1.0 mg olan ejekulatta 50.000-6.000.000 arasında sperma bulunur. Semenin konsantrasyonu çiftleşme (copulasyon) sayısıyla azalır. Bir horoz günde 40-50 kez aşım yapabilir bununla birlikte bunların 14-15 tanesi ejekulasyonsuzdur. Bir horozdan elle masaj yaparak elde edilen spermadan 14.000 piliç elde edilebilir. Horozların en aktif dönemi 9.-15. aylardır. Kastrasyon en uygun dönem 5-10 haftalık oldukları zamandır. Son iki kostanın arasından vertebra ile yaptıkları eklemin alt kısmından yapılan bir ensizyonla deri geriye doğru çekilir ve testis’ler bulunarak dışarı çıkarılır. Spermalar dişi genital organa (vaginaya) girdikten sonra, tavuklarda 10-21 gün, ördek ve kazlarda 8-10 gün (dölleme) fekonde etme özelliğini muhafaza ederler.   

OVARİUM(YUMURTALIK)
     Kanatlılarda embriyolojik dönemde iki gonad olmasına rağmen sağ ovarium ve oviduct gelişme süreci içinde reduksiyona uğrar. Sağ tuba uterina nadiren rudimenter olarak kalır. sol ovarium ise normal gelişimini tamamlar. Sağ ovarium post embriyonal dönemde histolojik olarak tespit edilir. Tavukta sağ ovarium’un gelişmesi kuluçkanın 7.gününden itibaren sol ovarium’un gerisinde kalmaya başlar ve civcivin yumurtadan çıktığı ilk gün sadece küçük bir kalıntı bırakarak kaybolur.
    Doğan,atmaca gibi bazı yabancı türlerde her iki ovarium’da mevcuttur. Ender olarak diğer kanatlılarda da sağ ovarium’a rastlanır.
    Yumurtan çıktıktan hemen sonra civcivin sol ovarim’unun  boyu 5-6 mm, genişliği 1,5-2, derinliği 0.7-0.9 mm’dir. Sarısı beyaz renkte ve uzanmış bir üçgen şeklindedir,üzeri geminal epitel ile kaplı ve düzdür.
     Sol ovarium sol böbreğin cranial lobunun cranio ventral’inde bulunur. Cranial’de sol akciğere ve dolayısıyla diaphragma kalıntısına, caudal’de muskular mideye dayanır ve abdominal hava kesesi ile irtibatlıdır, medialden ise aorta ile ilişkilidir.
     Tavuklarda yumurtlama ve kızgınlık döneminde ovarium ortalama olarak 12-13 mm uzunluk, 8-22 mm en ve 3,5-10 mm kalınlığa ulaşır.
     Ovarium’un puberte öncesi gelişimi henüz kuluçka döneminde yani yumurtan çıkmadan önce başlar ve ilk yumurtlama döneminin başlamasına kadar sürer. Bu sürede boyutları büyür ve fonksiyonel olmamasına rağmen yüzünde tipik girinti ve çıkıntılar oluşur.
     Ovarium’un yüzeyi memelilerde olduğu gibi germinal epitelyumdan oluşun tek katlı bir tabaka ile sarılıdır. Ovarium esas olarak iki takadan oluşmuştur. Bunlar zona paranchymatosa ve zona vasculosa’dır. Zona paranchymatosa, zona vasculosayı sarmıştır, bir uzantıya sahiptir bu da ovarium’a bir ağ görünümü verir.
     Tavuk ve diğer evcil kanatlılarda  kuluçka dönemi veya tüy dökümü zamanında foliküllerin  olgunlaşması ve ovulasyon durur.

     Tüy dökümünün başlaması ve süresi ile yumurtlamanın durma süresi hem seleksiyondan  hem yem ve bakımdan etkilenirler. Bu normal tavuk ve diğer evcil kanatlılar için geçerlidir.
      Ovulasyon siklusunda sadece kısa bir duraklama olursa, foliküllerin regresyonu ve üretimi birlikte oluşur. Böylece kısa bir zaman sonra ovarium’dan yeni bir ova atılır.
      Folikül duvarı da fibröz yapıdaki teka folliküliyi  içerir, bu tabaka başlangçta çok incedir gittikçe çift tabakalı olur ve çok sayıda kan damarı içerir.
      Yumurta üretimi  follikül olgunlaşma ritmi tarafındn kontrol edilir
      Sexuel olgunlaşma başlayınca oogenia gelişir ve sarı içerigi artar böylece primer oosit meydana gelir. Bu büyüme dönemini olgunlaşma dönemi takip eder ve bu dönemde olgunlaşmış ovum gelişerek fertilizasyona hazır hale gelir.
      Ogun yumurtanın kromozom formülü  ya  n+x (erkek ovum) veya n+y (dişi ovum) dir,fakat bütün spermaların kromozom sayıları n+x’dir.
      Yaşlı tavuklarda yaşa bağlı olarak sol ovarium’un paranchymotozoa’sının  çalışmaması sonucunda dişi sex hormonları az veya hiç salgılanmaz  bu durum sağ ovarium’un rudimenter  kalıntısı üzerinde etkili olur ve ovarium bir testis gibi gelişir. Aynı şekilde sol ovarium’un kortexinde patolojik bir durum varsada bu olay gelişebilir.bu duruma’’sex dönüşümü’’ denir.
      Sol ovarium’un testis gibi gelişmesi  tavuğun hem horoz gibi tüylenmesine hemde örünüş ve davranışlarda erkekleşmeye yol açar.   




Kanatlı yumurtasının içeriği
1- Fertilize olmuş veya olmamış ovum, ovarium'un ürettiği yumur-
ta sarısı halkaları ve bunların üz~rini örten ince bir membran.
2- Şalaz; yumurta sarısı membranına sıkıca bağlı spiral.bağlar.
3- Yumurta sarısını çevreleyen 3 katlı albumin iç ve dış tabakanın viscositesi orta tabakalardan daha azdır.
4- Çift katlı kabuk membranı vardır. Yumurtanın küt ucunda bu iki¬sinin arasında hava boşluğu şekillenmiştir.
5- Kalsiyumdan oluşan kabuk kısım ve bunun dışındaki kütikül de¬nen parlak kısım.
58 gr gelen bir yumurtayı meydana getiren kısımlar ve ağırlıkları şöyledir:

Kabuk       : 6 gr
Albumin      : 35 gr
Yumurta sarısı    : 19 gr

Yumurta sarısının içeriği
   Su.    : % 48.7
   Protein    : % 16.6
   Yağ    : % 32.6
   Karbonhidrat    : % 1
Mineral: % 1
Yumurta akının içeriği
   Su    : % 87.9
   Protein    : % 10.6
   Karbonhidrat    : % 0.9
   Mineral    : % 0.6
Yumurta sarısı ve akında A1, B1, B2, D, E, F, H, K vitaminieri vardır.
Yumurta kabuğunun içeriği
    Su    : % 1.6
   Protein    : % 3.3
   Mineral    : % 95.1
Yumurta sarısının sarı rengi lutein, carotin ve ovaflavinden oluşur.
Yumurtanın şekillenmesi

Ovulasyonda olgun follikül aktif hareketle uygun pozisyona geçer ovum daha sonra infundibulum kasları tarafından yakalanır. ince bir yumurta zarı ile sarılı yumurta sarısı infundibulum lumenine düşer. Yu¬murta sarısının zarı ovariumda şekillenir. Bu musin ihtiva eden çift ta¬bakalı memran yarı geçirgendir. Dolayısıyla albuminden yumurta sarısı¬na su geçirebilir bu vasıtayla yumurta sarısının ağırlığı normal değerine erişir. Total albuminin % 40-50'si yumurtaya magnum bölümünde ilave edilir, geri kalan % 50-%60'1 ise isthmus ve uterus tarafından yapılır.

Bu safhada albumin henüz 3 tabakaya ayrılmış görülmemektedir şalaz da belirgin değildir. Diğer taraftan kabuk zarının şekillenmesi ist¬hmus ve magnum'da başlar. Buralarda sekresyon musinden çok zen¬gindir. Bu sekresyonun sıvı protein ihtrva eden kısmı albuminin daha az viskos olan tabakasım oluşturur. Halbuki kabuk zarının geri kalan kıs¬mının şekillenmesinede keratin ihtiva eden komponentler iştirak eder. Çift katlı fibröz yapıdaki kabuk membranının dış tabakası kabuk ile iç  albumin ile  örtülerek yumurtanın şekil alması sağlanmış olur.