Etlerdeki Ractopamine İnsan Sağlığına Zararlı mı ?

Etlerdeki Ractopamine İnsan Sağlığına Zararlı mı ?

Başlatan konyaetdepo, 01 Nisan 2013, 14:43:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

konyaetdepo

Rusya sağlık açısından zararlı maddeler içerdiği gerekçesi ile ABD'den sığır ve domuz eti ithalatını Şubat 2013 başında durdurdu. Rusya federal gıda güvenliği ajansı, ABD, Meksika, Kanada ve Brezilya'nın dünyanın 160'tan fazla ülkesinde insan sağlığı açısından zararlı görülen, hayvanların büyümesini hızlandıran ractopamine maddesi kullandıkları gerekçesi ile yılbaşında uyarıda bulunmuştu.

ABD hükümeti et endüstrisi lobisi, kabul edilebilir seviyede ractopamine maddesinin kullanılmasının sağlık açısından zararlı olmadığını, BM gıda güvenliği birimleri tarafından da onaylandığını savunuyor.

Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tansel Şireli, Ractopamin'in karkaslarda yağsız et oranı, yemin etkinlik değeri ve ağırlığında artış sağlayan, bir çeşit fenol amin β2-adrenerjik agonisti olduğunu belirterek, yasal olmayan miktarlarda kullanıldıklarında et tüketimi sonucu gıda zehirlenmelerine; taşikardi, sinirlerde hissizlik, kaslarda tremor ve konfüzyonlara sebep olduklarını belirtti.

Prof. Dr. Tansel Şireli yaptığı açıklamada, ractopamine insan ve hayvanlarda solunum yolları hastalıkları, özellikle astımın terapötik olarak sağaltımında kullanılan ajan olarak bilindiğini söyledi. Prof. Dr. Şireli açıklamasında; "Kardiovasküler sistem ve merkezi sinir sisteminde görülen yan etkiler sebebiyle RAC'nin hayvanların beslenmesinde kullanımı birçok ülke tarafından kabul görmemektedir. Ractopamine domuzlarda büyümeyi hızlandırıcı olarak kullanıldığında, kontrol grubundaki hayvanlara kıyasla daha geniş longissimus kası, daha az kaburga yağı elde edilmekte, bu hayvanlardan elde edilen etlerin ise daha yağsız olduğu görülmektedir. Ractopamine ile beslenen hayvan dokularında gözlemlenen lipolitik etkinin membran β-adenerjik reseptörlerinin aktivasyonu ve siklik adenozin monofosfat sentezinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Anabolik etkilerin görülebilmesi için gereken doz, terapötik amaçlarla kullanılan dozdan 10-20 kat fazla olan ractopamine, in vivo ortamda endokrin, kardiyovasküler ve solunum sistemi organlarında hormonal veya fizyolojik yan etkiler oluşturabilmektedir" dedi.

Yemlerine β-adrenerjik agonistleri katılan hayvanların etlerinin tüketilmesini takiben insanlarda toksik etkilere neden olabileceğini bildiren Prof. Dr. Tansel Şireli açıklamasının devamında; "FDA (Food and Drug Administration), FSIS (Food Safety Inspection Service) ile birlikte β-adrenerjik agonistlerin kullanım miktarını belirlemiştir. Amerika, Brezilya, Venezüella, Colombia, Guatemala, Dominik Cumhuriyeti ve Filipinler'de RAC'nin yem katkısı olarak büyümeyi hızlandırma amacıyla domuz ve sığırlarda kullanımı kabul edilmiştir. Ayrıca FDA (Food and Drug Administration) Veteriner İlaçları Merkezi tarafından domuz yemlerinde ractopamine ile tilosinin birlikte kullanımına büyümeyi arttırmak ve ileitis'i önlemek amacıyla izin verilmiştir. Ancak büyümeyi hızlandırıcı olarak kullanılan tüm β2-adrenerjik agonistlerinin kullanımı diğer Avrupa ülkeleri ve Çin'de yasaklanmıştır. Ractopamine sığır beslemenin son 28-42 günlerinde ractopamine hidroklorür şeklinde hayvan yemlerine canlı ağırlık artışı ve yemin etkinliğinde artış sağlamak üzere 8.2-24.6 g/ton, canlı ağırlık artışı, yemin etkinliğinde artış ve karkasın yağsız et oranında artış sağlamak üzere 9.8-24.6 g/ton kullanılabileceği belirtilmektedir. Ractopamine hidroklorür'ün sığır yemlerine katılmasındaki yasal limit 4000 g/ton olarak FDA tarafından belirlenmiştir. Türk Gıda Kodeksi'nde ise RAC'nin hayvan yemlerine katılabilmesiyle ilgili bir madde yer almamaktadır " dedi.

Karkaslarda yağsız et oranı, yemin etkinlik değeri ve ağırlığında artışı sağlamak amacıyla kullanılan ractopamine'in insan sağlığına zararlı yan etkilerinin ortaya çıkmasının önlenmesi için yasal limitlerin aşılmaması, aynı zamanda arınma sürelerine dikkat edilmesi ve etlerde kalıntı bulunmaması gerektiği sonucunu hatırlatan Prof. Dr. Tanesl Şireli, kamuoyunda "Rusya'da Et Krizi" olarak ortaya çıkan sorunlardan dolayı da kullanımına izin verilmeyen ülkelerde ve Türkiye'de kontrol ve denetimlerin öneminin bir kez daha ortaya çıktığının altını çizdi.
"İmkânın sınırını görmek için, imkansızı denemek lazım"